YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9699
KARAR NO : 2006/14319
KARAR TARİHİ : 02.11.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı üzüm üreticisi olduğunu, 2004 yılı mahsülünü davalı şirkete satıp teslim ettiğini ancak bedelinin ödenmediğini bildirerek tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 2004 yılı üzüm mahsülünü davalı şirkete satıp teslim ettiği halde bedelinin ödenmediğini bildirerek tahsili için icra takibi başlatmıştır. Davalı icra takibine ve borca itiraz etmiş olup yargılamada ise cevap dilekçesi vermeyerek davayı inkar etmiş sayılmalıdır. Davacı kantar fişlerini delil olarak ibraz etmiş, teslim için ayrıca tanık dinletmek istemiştir. Davacının ibraz ettiği kantar fişleri davalının imza ve kaşesini taşımadığı gibi davalıları ilzam edici nitelikte değildir.Bu durumda davacının davalıya üzüm satıp teslim ettiğini yasal delillerle kanıtlaması gerekir.davacı teslim ettiğini ispat için tanık ve yemin deliline dayanmış ise de dava değeri dikkate alındığında olayda tanık dinlenmesi mümkün değildir.Tanık dinlenebilmesi için HMUK ‘un 289.maddesine göre davalıların açık muvafakatının olması veya bu tip satışların senede bağlanmadan yapıldığının yörede teamül haline gelmiş olması gerekir. HUMK 293/4 maddesi hükmüne dayanılarak tanık dinlenebilmesi için teamül unsurunun gerçekleşmesi ve bir çevrede herhangi bir hukuki işlemin devamlı olarak senede bağlanmamasının adet haline gelmesi ve bu hususun zaman içinde herkesce uyulmak suretiyle istikrarlı bir nitelik kazanmış bulunması ve ayrıca kamuoyunda da bu teamüle inanılmış olması gerekmektedir. Ayrıca Ticaret ve Sanayi odası, ilçe tarım müdürlüğü, … odası vs.gibi kuruluşlardan teslim şekli konusunda oluşan bir teamül olup olmadığı da araştırılmalıdır. Mahkemece bu konuda teamül araştırması yapılmaksızın davalı tarafa meşruhatlı davetiye çıkarılarak tanık dinlenmesine muvafakat edip etmediği, davacı tarafından sunulan kantar fişlerinin davalılarca düzenlenip düzenlenmediği hususlarında yemin edip etmeyeceği, duruşmaya gelmediği takdirde yemin etmiş sayılacağı ihtaratını içeren yemin davetiyesi çıkarılmış, davalılarca yemin davetiyesi 28.11.2005 tarihinde tebliğ alındığı halde duruşmaya gelmedikleri için yemin etmiş sayılarak, dava ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir. HMUK ‘un 337 ve devamı maddelerine göre yemin davetiyesini … taraf mazereti olmaksızın yemin teklifi yapılacağı celseye katılmadığı takdirde yemin etmiş değil, yeminden kaçınmış sayılır. Mahkemece öncelikle olayda tanık dinlenip dinlenemeyeceği hakkında az yukarıda izah edilen şekilde teamül araştırması yapılarak, bu hususta oluşmuş bir teamülün varlığının tesbiti halinde davacının tanıklarının dinlenmesi, tanık dinlenmesi koşulları oluşmadığı takdirde, HMUK 337 ve devamı maddeleri uyarınca usulüne uygun şekilde davacıya yemin teklif … olduğu hatırlatılarak sonucuna göre işlem yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 2.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.