Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/25515 E. 2012/25725 K. 19.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25515
KARAR NO : 2012/25725
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, yeni iş arama izni ücreti, ücret, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı … Belediye Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğunu, iş akdinin haksız feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, bayram-genel tatil, yeni iş arama izin ücreti ve ücret alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, ihale makamı olduklarını, davada sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … İnşaat Ltd. Şti. vekili, belediye ile aralarındaki sözleşmenin göstermelik bir sözleşme olduğunu asıl işverenin belediye olduğunu, davacıyı işe alanında çıkaranın da belediye olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacı işcinin çalışmalarının, … nezdinde geçtiği emir ve talimatları bu davalı işverenden aldığı, diger davalı … İnşaat Gıda Turizm Hizmet Sanayi Ltd. Şti.’nin davacının sigorta primlerini yatıran muvazaalı işveren niteliğinde bulunduğu, bu davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı ilişki nedeniyle söz konusu olmadığı, bu itibarla davalı … İnşaat Gıda Turizm Hizmet Sanayi Ltd. Şti. yönünden açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisinin olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2-Somut olayda mahkemece, davalı … İnşaat Ltd. Şti. vekilinin de beyanı üzere, davacının Küçükcekmece Belediyesinin zabıta müdürlüğü bünyesinde çalıştığı bu nedenle de belediyenin elemanı olduğu, … İnşaat Ltd. Şti. ile … arasındaki sözleşmenin muvazaalı bulunduğu, davacının … tarafından işe alınıp, işten çıkartıldığı, bu durumda 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6-7 maddesi anlamında, asıl işveren-altişveren ilişkisi kurulmadığı, belediyenin hizmet alımı değil işçi alımı yaptığı, davacının işvereninin … İnşaat Ltd. Şti. olmayıp, gerçek işverenin … olduğu, Yargıtay yerleşik içtihatları da dikkate alındığında “davacının eylemli olarak Küçükçekmece Belediyesinde çalıştığı emir ve talimatları bu işverenden aldığı ve ücretlerinin bu işveren tarafından ödendiği anlaşıldığından, davacının asıl işvereninin … olduğu sonucuna varılmış olup … İnşaat Ltd Şti.’ne karşı hernekadar bu dava açılmış ise de taraflar arasında muvazaalı işlem olduğu, … İnşaat Ltd. Şti.’ye karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ise de;
Davalı şirketin davacıyı davalı belediyenin zabıta hizmetlerinde çalıştırdığı sabittir. 4857 sayılı Kanun’un 2/6. maddesine göre “bir işverenden işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.”
Davacı, davalı şirket tarafından sadece davalı belediyeye ait birimlerde çalıştırılmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 67. maddesinde “Belediyede, belediye meclisinin belediyeye bağlı kuruluşlarda yetkili organın kararı ile park, bahçe, sera, refüj, kaldırım ve havuz bakımı ve tamiri, araç kiralama, kontrollük, temizlik, güvenlik ve yemek hizmetleri, makine, teçhizat bakım ve onarım işleri, bilgisayar sistem ve santralleri ile elektronik bilgi bilişim hizmetleri, sağlıkla ilgili destek hizmetleri, fuar, panayır ve sergi hizmetleri, baraj arıtma ve katı artık tesislerine ilişkin hizmetler, kanal bakım ve temizleme, alt … ve asfalt yapım ve onarımı, trafik sinyalizasyon ve aydınlatma bakımı, sayaç okuma ve sayaç sökme-takma işleri ile ilgili hizmetler, toplu ulaşım ve taşıma hizmetleri, sosyal tesislerin işletilmesi ile ilgili işler, süresi ilk mahalli idareler genel seçimlerini izleyen altıncı ayın sonunu geçmemek üzere ihale yoluyla üçüncü şahıslara gördürülebilir” kuralına yer verilmiştir.
Belediyeler bölgelerinde esenlik, huzur, sağlık ve düzenin sağlanmasını belediye zabıta görevlileri tarafından sağlamakla yükümlüdürler. Buna bağlı olarak belediyeler kendilerine ait birimlerde düzenin ve güvenliğin sağlanmasını zabıta aracılığı ile yerine getirebileceği gibi bu birimlerde özel güvenlik görevlisi çalıştırmak suretiyle de güvenlik görevini yerine getirmesine yasal bir engel bulunmamaktadır. Esasen belediyelerin kendi birimlerinde güvenliği sağlamaları asli görevleri içinde kabul edilmesi gerekmektedir. Buna bağlı olarak 4857 sayılı Kanun’un 2/6. maddesi hükümleri uyarınca davacının ödenmeyen alacaklarından dolayı asıl işveren olarak sorumlu tutulması gerekmiş, davalı belediye vekilinin belediye ile şirket arasındaki ilişki ve davalı belediyenin sorumluluğu yönünden husumet itirazı yerinde görülmemiştir.
Ayrıca davalılar arasındaki sözleşmenin geçerlilik şartlarını taşımaması halinde dahi davacının davalı şirket işçisi olarak çalıştığı ve asıl hizmet sözleşmesinin başından beri davalı şirketle yapılmış olduğu, işe giriş ve çıkış bildirgelerinin davalı şirket tarafından verilip, sigorta primlerinin davalı şirket adına ödendiği, bu haliyle davacı ile davalı şirket arasındaki ilişkinin 4857 sayılı Kanun’un 8. maddesinde tanımlanan iş sözleşmesinin tüm unsurlarını taşıyan bir ilişki olduğu anlaşılmaktadır. Davalı asıl işverenin işin düzenli ve sağlıklı yürütümü bakımından verdiği emir ve talimatların alt işverenin yönetim hakkını ortadan kaldırıcı nitelikte değerlendirilmemesi gerekir. Bu nedenle ilişkinin muvazaaya dayandığına yönelik mahkemece varılan sonuç isabetli olmamıştır. Davalılar arasında 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesine uygun kurulan ve muvazaaya dayanmayan geçerli bir ilişki bulunduğundan dava konusu tazminat ve alacaklardan davalıların müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken davalı … İnşaat Ltd. Şti. hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 19.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.