Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/6203 E. 2022/8951 K. 16.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6203
KARAR NO : 2022/8951
KARAR TARİHİ : 16.11.2022

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜMLER :A) … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/12/2019 tarih ve 2018/387 (E), 2019/539 (K) sayılı;
1)Sanıklar … ve … hakkında; Maktul …’a yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı TCK’nin 81/1, 62/1, 53, 63 maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile mahkumiyetlerine,
2)Sanıklar … ve … hakkında; Maktul …’a yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı TCK’nin 81/1, 62/1, 53, 58, 63 maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile mahkumiyetlerine,
B)… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 02/02/2021 tarih ve 2020/1615 (E), 2021/116 (K) sayılı; Tüm hükümlere yönelik “istinaf başvurularının esastan reddine” dair kararı.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Dairemizin 13/04/2022 tarih ve 2021/11271 (E), 2022/2821 (K) sayılı “Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına” dair ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 27/05/2022 tarih ve 2021/57148 sayılı itirazname ile;
“Yargıtay 1. Ceza Dairesi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımız arasında oluşan ve çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, maktul …’ın ölümüyle sonuçlanan olayda, sanıklar …, … ve …’ın eylemlerinin, “iştirak halinde kasten öldürme” suçunu oluşturup oluşturmadığının tespiti ile ölenden sanık …’a yönelen haksız bir fiilin bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
Sanıklardan …’ın avukat olduğu, ölen …’ın sanık …’ın çalışanı olduğu, katılan sanık …’un sanık …’ın şoförü olduğu, sanık …’ın sanık …’ın yeğeni, dosyası hükümle birlikte tefrik edilen sanık …’ın sanık …’ın kızkardeşi oldukları, kardeş olan sanıklar …, … ve …’nin sanık … aralarında adı geçen sanıkların abileri … İleri’nin avukatı olması nedeniyle olaydan önce birbirini tanıdıkları, ayrıca sanık …’ın galericilik yapan sanık …’a zaman zaman araçlarını satması için gönderdiği aralarında bu bağlamda iş ilişkisinin de olduğu, sanık …’un sanık …’ın çalışanı olduğu, sanık …’in sanık …’ın akrabası ve …’a ait … kiralama şirketinde çalışanı olduğu, sanık …’in ise İleri soyadlı kardeş sanıkların köylüsü olduğu, olay günü olan 27/12/2017 tarihinde sanıklar …, …, …, … ve ölen …’ın kardeşleri … İleri’nin vefatı nedeniyle İleri soyadlı kardeş sanıklara başsağlığı dilemek üzere, … ili …’de bulunan sanık …’nin evinde taziye ziyaretinde bulunmak amacıyla sanık …’ın haber vermesi üzerine İstanbul Üsküdar’da bulunan DAP Yapı isimli işyerinde buluştukları, sanık …’ın eski model arabalarını satması yönünde galericilik yapan sanık …’a yönlendirdiği, taziyeye giderken eski model … plakalı … marka aracını da satması veya taziyede kullanması için bu aracı da götürmeye karar verdiği, sanık …’ın aksi kanıtlanamayan beyanı kapsamında ölen …’ın LPG’li olan aracı kimsenin götürmek istemediğini söyleyerek kendisinin götürmek istemesi üzerine, dosyaya sunulan 22/04/2019 tarihli maktul ve sanıklara ait HTS,GPRS, kamera kaydı ve plaka tanıma sistemlerine ilişkin bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere, ölenin diğer sanıklardan önce … plakalı … marka araçla tek başına yola çıktığı, arkasından … plakalı araçta sanıklar …, …, … plakalı araçla sanıklar … ve …’ın İstanbul’dan …’ya doğru yola çıktıkları, aynı gün saat 11:00 sıralarında sanık …’ye ait eve geldikleri, burada sanıklar … ve …’nin kendilerini karşıladıkları, daha sonra …’nin de yanlarına geldiği, bir kısım sanıkların alkollü olması nedeniyle taziye ortamında hoş karşılanmayacağı
düşüncesiyle bir süre sonra dolaşıp hava almak ve esrar içmek amacıyla ölen …’ın İstanbul’dan getirdiği … plakalı araca sanıklar …, …, …, … ve ölen …’ın bindikleri, aracı …’nin kullandığı, … plakalı araçta bulunan ölen ve sanıkların … nehri kenarına geldikleri, katılan sanık …, … ve …’nin evde kaldıkları, yerel Mahkemece 22/02/2018 tarihinde yapılan keşif sonucunda dosyaya sunulan bilirkişi raporundan; sanık …’ın maktulü öldürdüğü olay yerini göstermesi üzerine, sanığın göstermiş olduğu yerin … nehri kenarı olduğu, olay yerinde bulunan sanıklar …, … ve …’in bulundukları yer itibari ile sanık …’ın maktulü öldürdüğü yeri rahatlıkla görebildiklerinin tespit edildiği, ancak sanıklar …, … ve …’in bulundukları yer itibari ile birlikte yürüyen sanık … ve ölen arasında geçen konuşmaları tam olarak duyamadıkları, sanık …’ın üzerinde taşıdığı 9 mm çaplı parabellum tipi fişek atan Avusturya yapısı glock marka silahla ölen …’a kafasına ve göğsüne dört el bitişiğe yakın ateş ettiği, maktulün olay yerinde yaşamını yitirdiği, 18/02/2018 günü maktule ait cesedin … Nehri TEM Otoyolu köprüsü altında suyun 20 cm. kadar içerisinde boynundan zincirle traktör ön çeki ağırlığı ile boyun bölgesinden bağlı, vücudunun üst tarafının 4 adet asma kilit kullanılmak sureti ile demir ile bağlanmış şekilde bulunduğu olayda;
Ölenin yakını olan müştekilerin sanıklardan şikayetçi olmadıkları ve katılma talebinde bulunmadıkları, ölenin abisi olan müşteki …’ın aşamalardaki beyanlarında sanık …’ın çocukluk arkadaşları olduğunu, ailesi ve çocukları ile aynı mahallede yaşadıklarını, kendileriyle herhangi bir husumetlerinin bulunmadığını, olayın bir anlık öfke sonucunda meydana geldiğini düşündüğünü ifade ettiği,
Sanıklar … ve … kolluk, C. Savcılığı ve Sulh Ceza Hakimliği aşamalarında susma haklarını kullandıkları,
Sanık …’ın C. Savcılığı ve Sulh Ceza Hakimliği aşamalarında susma hakkını kullandığı,
Sanık …’in kolluk ve C. Savcılığında ifade verdiği, Sulh Ceza Hakimliğinde susma hakkını kullandığı,
Sanık … … iline müvekkili … İleri’nin kardeşinin vefatı ve aynı zamanda olayda adı geçen eski model … marka aracı galericilik yapan …’nin satması, satmak amacıyla görmesi veya taziyede kullanılması amacıyla “İleri” soyadlı sanıkların evine taziye amacıyla gidildiğini savunmuş olup, hakkında maktulü kasten öldürmede beraat kararı verilen sanık … kolluk, C. Savcılığı ve mahkeme huzurunda vermiş olduğu ifadelerinde, ağabeyi … İleri’nin avukatlığını yapan sanık …’ın hem cenazeye hem de aralıklarla taziyeye geldiğini, olay günü de yanında yaklaşık dört kişi ile yine taziyeye geldiğini ifade ettiği, diğer
sanıkların ifadelerinde çelişkiye yer vermeyecek şekilde bu hususu (taziye amacıyla yola çıkıldığını) doğruladıkları, araç alım satımı ile uğraşan sanık …’ın ayrıca araç satımına dair sanık …’ın beyanını doğruladığı,
Sanıklar …, … ve …’ın sanık … hariç hepsinin alkol kokması nedeniyle taziye ortamında bulunmalarının uygun olmayacağı düşüncesi ve hava almak (bir kısım savunmalara göre esrar içmek) amacıyla taziye evinden olay yerine ölenle birlikte gittiklerini beyan ettikleri,
Sanık …’ın kız kardeşi olan ve kararla birlikte dosyası tefrik edilen sanık … soruşturma aşamasında kollukta alınan 28/04/2018 tarihli savunmasında, ölen …’dan 8000-9000-TL alacağı olduğunu söylediği,
C. Savcılığı ve Sulh Ceza Hakimliği aşamalarında susma hakkını kullanan sanık …’nin;
a) Soruşturma aşamasında kollukta müdafisi huzurunda alınan 28.04.2018 tarihli savunmasında, “…’a “neden adamı vurdun” diye çıkıştım. O da bana “benim kız kardeşime küfür etti” dedi…” şeklinde beyanda bulunduğu;
b) Kovuşturma aşamasında mahkeme huzurunda alınan 11.01.2019 tarihli savunmasında, olaydan bir gün sonra sanık …’a öleni neden vurduğunu sorduğu sanık …’ın, kendisine ve kızkardeşine hakaret etmesi nedeniyle maktulü öldürdüğünü söylediğini belirttiği,
Soruşturma aşamalarında susma hakkını kullanan sanık … mahkeme huzurundaki savunmasında; “…maktulle … ağabeyimin konuşmalarını duyuyordum, … ağabeyim …’a neden sıkıntılısın neyin var diye sordu, … sesini yükselterek “bir şey yok” diyerek el hareketi yaptı, bunun üzerine … ağabeyim “sana verdiğim para yetmiyordu neden başkalarından alıyorsun” dedi, o da sert bir şekilde “kimden almışım” dedi, bu konuşmalar sırasında maktulün el kol hareketleri de vardı, daha sonra da şu anda utancımdan dile getiremediğim küfürleri maktul … ağabeyime etmeye başladı, ben müdahale etmeme vakit kalmadan bu küfürler üzerine … ağabeyim üzerindeki silahı kurdu ve ateş etmesi bir oldu…” şeklinde beyanda bulunduğu,
Sanık …’ın maktulü kendisinin öldürdüğüne dair açık kabulünün bulunduğu, maktulün öldürülmesi olayının tek görgü tanıklarının sanıklar …, … ve … olduğu,
Sanıkların savunmaları müşteki beyanları, tanık anlatımları, dosyaya sunulan HTS, GPRS, kamera ve plaka tanıma sistemi kayıtları, bilirkişi raporları, otopsi raporu ve tüm dosya kapsamından;
Daha önceleri aynı mahallede oturan, ölen ile çocukluk arkadaşı olan ve olay olduğu dönemde avukatlık yapan sanık …’ın çalışanı olan ölen … ile
sanık … arasında herhangi bir husumetin bulunmadığı, katılan sanık …’un sanık …’ın şoförü olduğu, sanık …’ın sanık …’ın yeğeni, dosyası hükümle birlikte tefrik edilen sanık …’ın sanık …’ın kızkardeşi oldukları, kardeş olan sanıklar …, … ve …’nin sanık … aralarında adı geçen sanıkların abileri … İleri’nin avukatı olması nedeniyle olaydan önce birbirini tanıdıkları, ayrıca sanık …’ın galericilik yapan sanık …’a zaman zaman araçlarını satması için gönderdiği aralarında bu bağlamda iş ilişkisinin de olduğu, olay günü olan 27/12/2017 tarihinde sanıklar …, …, …, … ve ölen …’ın kardeşleri … İleri’nin vefatı nedeniyle İleri soyadlı kardeş sanıklara başsağlığı dilemek üzere, … ili …’de bulunan sanık …’nin evinde taziye ziyaretinde bulunmak amacıyla sanık …’ın haber vermesi üzerine İstanbul Üsküdar’da bulunan DAP Yapı isimli işyerinde buluştukları, sanık …’ın eski model arabalarını satması yönünde galericilik yapan sanık …’a yönlendirdiği, taziyeye giderken eski model … plakalı … marka aracını da satması veya taziyede kullanması için bu aracı da götürmeye karar verdiği, sanık …’ın aksi kanıtlanamayan beyanı kapsamında ölen …’ın LPG’li olan aracı kimsenin götürmek istemediğini söyleyerek kendisinin götürmek istemesi üzerine, dosyaya sunulan 22/04/2019 tarihli ölen ve sanıklara ait HTS, GPRS, kamera kaydı ve plaka tanıma sistemlerine ilişkin bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere, maktulün diğer sanıklardan önce … plakalı … marka araçla tek başına yola çıktığı, arkasından … plakalı araçla sanıklar …, …, … plakalı araçla sanıklar … ve …’ın İstanbul’dan …’ya doğru yola çıktıkları, aynı gün saat 11:00 sıralarında sanık …’ye ait eve geldikleri, burada sanıklar … ve …’nin kendilerini karşıladıkları, daha sonra …’nin de yanlarına geldiği, bir süre sonra bir kısım sanıkların alkollü olması nedeniyle taziye ortamında hoş karşılanmayacağı düşüncesi ve hava almak (bir kısım savunmalara göre esrar içmek) amacıyla, ölen …’ın İstanbul’dan getirdiği … plakalı araca sanıklar …, …, …, … ve ölen …’ın bindikleri, aracı …’nin kullandığı, … plakalı araçta bulunan ölen ve adı geçen sanıkların … nehri kenarına geldikleri, bu esnada katılan sanık … ile sanıklar … ve …’nin evde kaldıkları, sanık … ve ölenin ileride yürüdükleri, yerel Mahkemece 22/02/2018 tarihinde yapılan keşif sonucunda dosyaya sunulan bilirkişi raporundan, sanık …’ın yürüdükleri (maktulü öldürdüğü) yerin … nehri kenarı olduğu, olay yerinde bulunan sanıklar …, … ve …’in bulundukları yer itibari ile sanık …’ın maktulü
öldürdüğü yeri rahatlıkla görebildikleri, ancak dosya kapsamına göre sanıklar …, … ve …’in bulundukları yer itibari ile birlikte yürüyen sanık … ve ölen arasında geçen konuşmaları tam olarak duyamadıklarının değerlendirildiği, dosya kapsamı ve sanıklardan şikayetçi olmayıp katılma talebinde de bulunmayan müşteki beyanlarından da anlaşılacağı üzere, ölen … ile sanık … arasında husumet bulunmadığı hususunda herhangi bir duraksama olmadığı, sanık …’ın olayın meydana çıkmasından sonra soruşturma aşamasında susma hakkını kullandığı ancak, mahkeme huzurunda yaptığı aksi kanıtlanamayan ve yukarıda açıklandığı üzere bazı sanıklar tarafından da doğrulanan savunmasında, başkalarından borç para alması nedeniyle ölen ile aralarında başlayan tartışma üzerine kızkardeşinden de borç alan ölenin sanık …’a ve kızkardeşine hakaret etmesi sonucunda, sanık …’ın üzerinde taşıdığı 9 mm çaplı parabellum tipi fişek atan Avusturya yapısı glock marka silahla ölen …’a kafasına ve göğsüne dört el bitişiğe yakın ateş ettiği, maktulün olay yerinde öldüğü, sanık …’ın savunmalarıyla örtüşecek nitelikte sanık …’ın kız kardeşi olan ve kararla birlikte dosyası tefrik edilen sanık …’ın soruşturma aşamasında kollukta alınan 28/04/2018 tarihli savunmasında, ölen …’ın kendisinden borç para aldığını belirttiği, C. Savcılığı ve Sulh Ceza Hakimliği aşamalarında susma hakkını kullanan sanık …’nin; soruşturma aşamasında kollukta müdafisi huzurunda alınan 28.04.2018 tarihli savunmasında ve kovuşturma aşamasında mahkeme huzurunda alınan 11.01.2019 tarihli savunmasında, sanık …’a maktulü neden vurduğunu sorduğunda, kendisine ve kızkardeşine hakaret etmesi nedeniyle maktulü öldürdüğünü söylediğini belirttiği, yine, soruşturma aşamalarında susma hakkını kullanan sanık …’ın mahkeme huzurundaki savunmasında, ölenle sanık …’ın konuşmalarını duyduğunu, borç konusundan kaynaklanan tartışma üzerine ölenin sanık …’a yönelik küfürler etmesi üzerine sanık …’ın aniden üzerindeki silahla ölene ateş ettiğini belirttiği, sanık …’ın …’a “neden öldürdün” diye sorması üzerine …’ın “bacıma küfretti” dediği, ölene ait cesedin 18/02/2018 günü … Nehri TEM Otoyolu köprüsü altında suyun 20 cm. kadar içerisinde boynundan zincirle traktör ön çeki ağırlığı ile boyun bölgesinden bağlı, vücudunun üst tarafının 4 adet asma kilit kullanılmak sureti ile demir ile bağlanmış şekilde bulunduğu, olay yerinde yaşamını yitiren maktulün öldürüldükten sonra kim veya kimler tarafından zincir ve diğer demir ağırlıklar bağlanmak suretiyle … Nehri’ne atıldığı hususunun yargılama sürecinde tam olarak aydınlatılamadığı, keşif sonucu dosyaya sunulan bilirkişi raporundan maktulün öldürüldüğü yerin nehrin kenarı olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamına göre aksi kanıtlanamayan şekilde, sanık …’ın önceden aralarında herhangi bir husumet bulunmayan ölen …’ı, aralarında
çıkan borç tartışması sonucu kendisi ve kızkardeşine hakaret etmesi üzerine ölenden kaynaklanan nedenlerle haksız tahrik altında ani gelişen bir şekilde silahla bitişiğe yakın atışla kasten öldürdüğü, olayda sanık …’ın tek başına planlayarak veya diğer
sanıklarla birlikte ortak fikir ve irade birliği içerisinde planlayarak maktulü öldürdüklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı gibi maktulü öldürdüğünü açıkça kabul eden sanık …’ın diğer sanıklara yönelik öldürmeye iştirak ettiklerine dair herhangi bir suçlamasının olmadığı, olayın tek görgü tanıkları olan sanıkların savunmaları kapsamında olay öncesinde öldürmeyi gerektiren olağan dışı veya şüpheli bir durumun yaşanmadığı, kasten öldürme eyleminin bitişiğe yakın atışla olmak üzere ani geliştiği değerlendirilen olayda, diğer sanıklar …, … ve …’in öldürme olayına TCK’nin 37. maddesi kapsamında iştirak ettiklerine dair yasal koşulların oluşmadığı, bu bağlamda, yukarıda anıldığı şekilde herhangi bir plan dahilinde öldürmeye dair somut delillerin de bulunmadığı ani şekilde gelişen olayda, her ne kadar yerel mahkeme gerekçesinde “…gözünün önünde cinayete sessiz kalan ve cinayetin işlenmesine yönelik herhangi bir şekilde hareketi bulunmayan failin iştirak içerisinde olduğuna…” dair çeşitli Yargıtay kararlarına atıfta bulunulmuş ise de, suça konu eyleme ilişkin herhangi bir tasarlamanın olmadığı hususunda duraksama bulunmayan somut olayda olduğu üzere, haksız tahrik altında ve bitişiğe yakın atışla ani gelişen öldürme eyleminde, olay yerinde bulunan diğer sanıklar yönünden iştirak iradesinden söz edilemeyeceği, zira yerel mahkemenin gerekçeli kararında iştirak eyleminin nasıl ve ne koşullarda gerçekleştirildiğine dair delillerin her türlü kuşkudan uzak, somut ve inandırıcı şekilde ortaya konulamadığı, örneğin yerel mahkemenin gerekçeli kararının birkaç bölümünde; “sanık …’ın öldürme eylemini neden gerçekleştirdiğinin belirlenemediğine” vurgu yapmış olup, C. Savcılığı ve Sulh Ceza Hakimliği aşamalarında susma hakkını kullanan sanık …’nin, soruşturma aşamasında kollukta müdafisi huzurunda alınan 28.04.2018 tarihli savunmasında ve kovuşturma aşamasında mahkeme huzurunda alınan 11.01.2019 tarihli savunmasında, sanık …’ın, kendisine ve kızkardeşine hakaret etmesi nedeniyle maktulü öldürdüğünü söylediğini belirttiği, yine, soruşturma aşamalarında susma hakkını kullanan sanık …’ın mahkeme huzurundaki savunmasında, ölenle sanık …’ın konuşmalarını duyduğunu, borç konusundan kaynaklanan tartışma üzerine ölenin sanık …’a yönelik küfürler etmesi üzerine sanık …’ın aniden üzerindeki silahla ölene ateş ettiğini belirttiği, aynı şekilde sanık …’ın …’a “neden öldürdün” diye sorması üzerine …’ın “bacıma küfretti” dediği yönündeki, sanık … lehine ve O’nun savunmasını destekleyen ifadelerin haklı ve yeterli bir gerekçe olmaksızın değerlendirmeye almadığı, sanık …’ın yukarıda anılan mahkeme huzurundaki haksız tahrike yönelik beyanını “sanık …’ün soruşturma aşamasında
böyle bir ifadesinin bulunmadığı” gerekçesiyle değerlendirmeye alınmadığının belirtildiği, oysa sanık …’ün soruşturma aşamasında zaten “susma hakkını” kullandığı, yani mahkeme huzurunda verdiği beyanla çelişki oluşturacak herhangi bir ifadesinin olmadığı, yerel mahkemenin gerekçeli kararında benzer değerlendirmeyi sanık … yönünden de yaptığı, sanık … soruşturmada kolluk aşamasında alınan ilk ifadesinde sanık …’ın maktulü kız kardeşine küfür ettiği için vurduğunu söylediği, C. Savcılığında susma hakkını kullandığı, mahkemedeki ifadesinde ise …’ın, ablasına ve kendisine küfür ettiği için Maktul …’ı vurduğunu söylediği, ancak mahkeme tarafından “bizzat duyumları olmadığı” gerekçesiyle beyanlarına itibar edilmediği görülmüştür.
Ceza hukukunun evrensel ilkelerinden ve adil yargılanma hakkının bir unsuru olarak savunma hakkı bakımından önemli bir yer teşkil eden “susma hakkı” (… İlkesi-Kendini Suçlamaya Zorlanamama İlkesi), bireyin kendi aleyhine tanıklık etmemesine olanak veren bireysel bir haktır. Şüpheli veya sanığın en temel haklarından olan susma (konuşmama / kendi aleyhine tanıklık etmeme) hakkının kullanılması, şüpheli veya sanığın üzerine yüklenen suçu işlediğine karine olarak değerlendirilemez, delllerin aleyhine değerlendirilmesinde gerekçeye dayanak yapılamaz. Susma hakkının kullanılması, bir eylemin değerlendirilirken; suçun sabit görülmesi veya işlenmediği ya da delillerin yetersiz bulunması yahut yapılacak diğer değerlendirmelere yönelik olarak ceza hukuku temel prensiplerinin uygulanmasına istisna getiremeyeceği gibi sanık aleyhine yorumlanmasına da esas alınamaz. Bir başka anlatımla, susma hakkının kullanılması, suça konu eylemi değerlendirirken temel ceza hukuku ve ispat hukuku ilkelerinden uzaklaşılmasına, sanık aleyhine olmak üzere istisna getirilmesine, sanık aleyhine yorumlanmasına esas alınamaz.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, sanık …’ın maktulü kendisinin öldürdüğüne dair açık kabulüne ilişkin savunması, maktulün öldürülmesi olayının tek görgü tanıkları olan sanıklar …, … ve …’ın savunmaları ve tüm dosya kapsamından yukarıda gelişimi anlatılan somut olayda;
Sanık …’ın aksi kanıtlanamayan ve yukarıda açıklandığı üzere bazı sanıkların savunmaları ile de doğrulanan şekilde, ölen …’ın, borç nedeniyle tartıştığı sanık …’a ve …’ın kızkardeşi …’e yönelik hakaret etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanık …’ın ölenden kaynaklanan haksız tahrik altında kasten öldürme eylemini gerçekleştirdiğinin kabulü gerektiğinden, lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının yasal koşulları oluştuğu halde, sanık … hakkında TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indirim hükümlerinin asgari oranda uygulanmaması,
Sanıklar …, … ve …’ın ölen …’a yönelik kasten öldürme eylemine iştirak ettikleri yönünde cezalandırılmalarına yeterli,
kesin ve inandırıcı deliller tespit edilemediğinden, sanıklar …, … ve … hakkında üzerlerine yüklenen TCK’nin 37. maddesi yollamasıyla kasten öldürme suçundan ayrı ayrı cezalandırılmaları,
Hukuka aykırılık oluşturmaktadır. Bu nedenle itirazlarının kabul edilmesini, itirazı yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi gerektiğinden bahisle dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizce sanıklar …, …, … ve … hakkında verilen 13/04/2022 tarih ve 2021/11271 (E), 2022/2821 (K) sayılı “Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına” dair karar usul ve yasaya uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmediğinden, İTİRAZIN REDDİNE, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.11.2022 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre; Sanık …’ın İstanbul’da avukatlık yaptığı, ayrıca araç kiralama şirketinin bulunduğu, sanık …’in çalışanı, sanık …’ün
amcasının oğlu ve çalışanı, temyiz dışı sanık …’ın eski şoförü, maktul …’ın ise iş yerinin matbaa işi ile ilgilendiği ve kendisi ile ablasının çocukluktan arkadaşı olduğu, sanık …’ın ise … ilinde galericilik yaptığı, abisi … İleri’nin avukatı olması nedeniyle sanık … ile tanıştıkları, ayrıca sanık … ile araç alım satımıyla ilgili iş yaptıkları, 11/12/2017 tarihinde ise kardeşi … İleri’nin vefat ettiği,
27/12/2017 tarihinde sanık …’ın haber vermesi üzerine sanıklar …, … ve …’ün, temyiz dışı sanık …’un ve maktul …’ın, sanık …’ın babasına ait DAP Yapı isimli iş yerinde bir araya geldikleri, … …’de bulunan sanık …’ın evine taziyeye gitmek için … plakalı BMW marka araçta sanık … ve temyiz dışı sanık …, … plakalı Renault marka araçta sanıklar … ve …, … plakalı Tofaş marka araçta ise maktul … olmak üzere İstanbul’dan …’ya doğru yola çıktıkları, aynı gün saat 11:00 sıralarında sanık …’a ait eve geldikleri, burada sanık …’ın kardeşleri … ve … tarafından karşılandıkları, daha sonra sanık …’ın yanlarına geldiği, bir süre sonra dolaşıp hava almak ve esrar içmek amacıyla maktul …’ın İstanbul’dan gelirken kullandığı Tofaş marka araca sanıklar …, …, …, … ve maktul …’ın bindikleri, temyiz dışı sanıklar … ve …’nin evde kaldıkları, …’nin ise bir süre sonra traktörü ile evden ayrıldığı, Tofaş marka araçta bulunan sanıkların … nehri kenarına geldikleri, burada araçtan inip sohbet ettikleri sırada sanık … ile maktul … arasında tartışma çıktığı, maktulün ablasına küfür etmesine sinirlenen sanık …’ın üzerinde taşıdığı adına taşıma ruhsatlı Glock marka tabanca ile yakın mesafeden maktul …’ın kafasına ve göğsüne birden fazla el ateş ettiği ve maktulün olay yerinde ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası, omur ve kaburga kemik kırıkları ile birlikte beyin doku harabiyeti, iç organ yaralanması ve iç kanama sonucu öldüğü, sanık …’ın talimatı ile sanıklar … ve …’ün cesedi görünmeyecek yere sürükledikleri, sonrasında sanıklar …, …, … ve …’ün olay yerinde ölen maktulün cesedini yok etmeye karar verdikleri, temin ettikleri traktör ön çeki demirini zincirle cesede 4 adet kilitle bağlayıp, cesedi … nehrine attıkları ve akabinde sanıkların, sanık …’ın köyde bulunan evine geldikleri, burada bulunan araçları ve temyiz dışı sanık …’ı da alıp … merkezde bulunan sanık …’ın ofisine gittikleri, maktule ait cep telefonunu sanık …’ın temyiz dışı sanık …’a verdiği ve …’ın telefon ile birlikte Renault marka araçla Şile’ye gittiği, sanık …’ın talimatı ile Şile’de telefonu kapattığı ve İstanbul’a döndüğünde denize attığı, diğer sanıklar …, … ve …’in ise sanık …’ın kullandığı BMW marka araçla İstanbul’a döndükleri, … nehrine atılan cesedin 18/02/2018 tarihinde su yüzüne çıkması sonucu bulunduğu olayda;
Sanıklar …, … ve …’ın, sanık …’ın maktul …’ı kasten öldürme eylemine iştirak ettiklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, ancak sanıklar …, … ve …’ın eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nin 278. maddesinde düzenlenen “Suçu bildirmeme”, TCK’nin 281. maddesinde düzenlenen “Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlarını oluşturup oluşturmadığı yönünden değerlendirme yapılması ve sanık …’ın aksi ispatlanamayan savunmasında, maktulün ablasına hakaret etmesi üzerine sinirlenerek üzerinde bulunan taşıma ruhsatlı tabancasını çıkartıp maktule ateş ettiğini belirtmesi karşısında; sanık … lehine TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiği, dolayısıyla yasal ve yerinde olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne karar verilmesi görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun itirazın reddi yönündeki kararına muhalefet ediyoruz.