YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/666
KARAR NO : 2007/3331
KARAR TARİHİ : 27.02.2007
MAHKEMESİ : … 1. İcra Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraf vekilleri tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Kambiyo senetlerine mahsus yolla hakkında yapılan icra takibine itiraz eden borçlu şirket vekili takip dayanağı bononun şirket yetkilisi tarafından düzenlenmediğini ve şirketin borç nedeniyle sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür. Bu hali ile, itiraz İİK.nun 168/5 maddesine göre borca itiraz niteliğindedir.
İİK.nun 169/a-6.maddesi; borçlunun itirazının İcra Mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde, kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklının, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği hükmünü içermektedir.
Somut olayda, takibe konu bononun lehtarı takip alacaklısı tarafından bononun keşidecisi borçlu takip edildiğine göre, keşideci şirket adına bonoyu düzenleyen Dursun Kurt’un şirketi temsile yetkili olup olmadığını bilebilecek durumda olup kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
O halde Mahkemece İİK.nun 169/a-6 maddesi gereğince alacaklı aleyhinde inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu hususta borçlu talebinin reddi doğru değildir.
Öte yandan, borçlunun, borca itirazı kabul edildiğine göre, uygulanması gereken İİK. nun 169/a-1. maddesi uyarınca hakkındaki takibin iptali yerine, başvurunun imzaya itiraz olarak nitelenmesi ve olayda uygulama yeri bulunmayan İİK. nun 170.maddesine göre takibin durdurulması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 27.02.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.