YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8955
KARAR NO : 2009/10332
KARAR TARİHİ : 05.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.03.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kayıtlarındaki bilgilerin nüfus kayıt bilgilerine uygun hale getirilmesi istemi ile Av…. tarafından açılmıştır.
Davalı, davanın ispat edilmesi gereğini belirtmiştir.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dosyadaki bilgilerden eldeki davanın sulh hukuk mahkemesinin 2004/727 Esasında kayıtlı ortaklığın giderilmesi davasında verilen yetkiye dayanılarak açıldığı görülmektedir. O davada yetki davanın davacılarına verilmiştir. Eldeki dava ise, yetki verilmeyen bir kişi olan ve davada “davacı” sıfatı bulunmayan Av…. tarafından açılmıştır.
Hukukumuzda dava ehliyetine haiz olan her şahıs davasını bizzat ikame ve takip edebileceği gibi tayin edeceği bir vekil aracılığı ile de takip edilebilir. Dava vekil aracılığı ile takip ediliyor olsa da vekilin yaptığı tüm işlemler müvekkilleri adınadır. Kısaca, avukat olan bir kişinin davadaki sıfatı sadece vekil olmasına bağlıdır. Avukat kendisini davanın tarafı yerine koyarak dava açamayacağından eldeki davanın aktif dava ehliyeti yoksunluğu nedeniyle reddi gerekirken çekişmenin esasının incelenerek hükme bağlanması doğru değildir.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 05.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.