Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/12031 E. 2006/15977 K. 05.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12031
KARAR NO : 2006/15977
KARAR TARİHİ : 05.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacılar avukat olduklarını, davalılar vekili olarak üçüncü şahsa karşı tazminat davası açtıklarını ve davayı kazandıklarını, davalıların kararın icra takibini kendilerinin yapmasını engellemek amacıyla haksız olarak azlettiklerini, ileri sürerek toplam 43.639.000.000 TL vekalet ücreti alacağının ve 20.000.000.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahmece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; tarafların temyizi üzerine dairemizce bozulmuş, bozma kararına uyulduktan sonra bu kez yine davanın kısmen kabulüne davalılardan …’den 6.378.215.275 TL …’den 2.113.781.521 TL, … Dede’den 884.965.860 TL ve diğer üç davalının her birinden de 500.000.000 er TL vekalet ücreti alacağı toplam 4.865.150.000 TL nın tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme hükmünün hangi hususları içermesi gerektiği HUMK’nun 381 ve 388 maddelerinde açıklanmıştır. Anılan maddeler hükümleri gereğince tefhim edilen kısa kararın taraflara tebliğ edilen gerekçeli karara uygun bulunması gerekir. Mahkemenin taraflara tefhim ettiği kısa karar ile tebliğ edilen gerekçeli karar birbirinden farklı ve çelişik bulunmaktadır. Kısa kararda “4865.15 YTL nin yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine” karar verilmiş, ancak aynı tarihli gerekçeli kararda ise “Davanın kısmen kabulü ile, …’den 30.093.81 YTL,…’den 9.017.05 YTL, … Dede’den 3.540.64 YTL, … Dede’den 2000.00 YTL, …’den 2000.00 YTL …’den 2000.00 YTL ki (toplam 4.865.15 YTL’nin) 22.1.2002 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine” şeklinde yazılmakla kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulduğu gibi gerekçeli kararın hüküm fıkrasında da az yukarıda açıklandığı şekilde her bir davalı için hükmedilen miktar ayrı ayrı gösterilmiş olmasına ve yalnızca davalılardan … yönünden hükmedilen 30.093.81 YTL dahi kararda toplam miktar olarak gösterilen 4.865.15 YTL nın kat kat üzerinde gösterilmekle çelişki oluşturulmuştur. 10.4.1992 tarih ve 1991/7 esas ve 1992/4 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre HUMK’nun 382,388,389,428 maddeleri hükmü gereğince kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedeni olup, bu durumda mahkemece anılan İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği gibi, bozmadan önceki verdiği karar ile bağlı olmaksızın, ancak aradaki çelişkiyi giderecek şekilde yeniden karar verilebilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 5.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.