YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10582
KARAR NO : 2007/15281
KARAR TARİHİ : 13.12.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,boşandığı eşi olan davalı adına kayıtlı ev,arsa ve arabanın kendi geliri ile alındığı halde önceki evliliğinden olan çocuklarının hisse almaması içi davalı adına kaydettirildiğini,16.9.2003 tarihinde kesinleşen kararla boşandıklarını ve bu taşınmazlarla arabanın davalı üzerinde kaldığını bildirerek öncelikle adına tescilini, olmadığı takdirde bedellerinin tesbiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, zamanaşımı itirazında bulunmuş ve davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı ile 16.6.1980 tarihinde evlendiklerini, davalı adına kayıtlı taşınmazların ve arabanın tamamının kendi geliri ile alındığını, 31.7.2003 tarihinde açtığı ve 16.9.2003 tarihinde kesinleşen kararla boşandıklarını bildirerek, 29.9.2006 tarihinde eldeki davayı açmıştır. 4721 Sayılı Yeni Türk Medeni Kanunu 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu yasanın yürürlüğü ve uygulama şekli hakkındaki 4722 Sayılı Yasada yürürlüğünden sonraki tarihteki olaylarda bu kanunun uygulanacağı açıktır. Eldeki dava 29.9.2006 tarihinde açılmış olup davanın açıldığı tarihte boşanma gerçekleştiği gibi,dava konusu alacak Yeni Medeni Kanunun yürürlüğünden önceki tarihte edinilmiş mallara ilişkindir.Yeni Medeni Kanunun yürürlüğünden itibaren 1 yıl içinde eşler tercih hakkını kullanmadığı takdirde yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar şeklinde düzenleme getiren 4722
sayılı yasanın 10.maddesi hükmü mevcut olup,tabi olunan mal rejimi yönünden dava açma konusunda yasal bir kısıtlama getirilmemiştir.Bu nitelikli davaların genel hükümler çerçevesinde çözümlenmesi gerekir.Buna göre taraflar arasındaki hukuki ihtilafın niteliği de gözetilerek,davanın boşanmanın kesinleştiği tarihten itibaren Borçlar Kanununun 125.maddesine göre 10 yıllık zamanaşımının uygulanması ve zamanaşımının olmadığı gözetilerek tarafların delilleri toplanarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenle davacının diğer temyiz sebeplerinin incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.