Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24640 E. 2022/17548 K. 15.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24640
KARAR NO : 2022/17548
KARAR TARİHİ : 15.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Mala zarar verme, tehdit, hakaret ve kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Katılan sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Suç tarihinde 15-18 yaşları arasında olan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan ve 5237 sayılı TCK’nın 151/1, 31/3, 62. maddelerinde tanımlanan mala zarar verme suçunun gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırına göre karar tarihi olan 01/03/2016 tarihinden inceleme tarihine kadar 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımının geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III- Katılan sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararları ile katılan sanık … hakkında hakaret ve tehdit, katılan sanıklar …, … ve … hakkında mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet kararlarının incelenmesinde;
a-Katılan sanık …’un hükümden sonra UYAP üzerinden alınan nüfus kayıt örneğine göre, 12.02.2020 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 64. ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereği kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
b-Katılan sanık …’in hakaret ve tehdit suçları yönünden; hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ”etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarıldığı, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek sanığın eylemine uyan 5237 sayılı 106/1. maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığı, aynı yasanın 125/1-4 maddesinde düzenlenen hakaret suçu yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 Sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek yeni düzenleme karşısında sanığa hakaret yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla; TCK’nın 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, atılı suçlar yönünden 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c-Katılan sanıklar …, … ve … hakkında mala zarar verme suçu yönünden; hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ”etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarıldığı, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek sanığın eylemine uyan 5237 sayılı 151. maddesinde tanımı yapılan mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanıkların temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 15.12.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.