YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6090
KARAR NO : 2009/7929
KARAR TARİHİ : 25.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.04.2005 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.09.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Türk Medeni Kanununun 724 maddesine dayalı tapu iptali tescil istemine iilişkindir. Davacı kadastro işlemleri öncesinde bir bütün halindeki taşınmaz üzerine yaptığı binanın bir bölümünün kadastro çalışmaları sonrasında oluşan 3201 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kaldığını, … değerinin arsa değerinden fazla olduğu belirtilerek yapının taşkın bulunduğu taşınmaz bölümünün tapusunun iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının davaya konu evi yapmak üzere aldığı … ruhsatı 12.03.1959 tarihini taşımaktadır. Evin yapıldığı taşınmaz o tarihte davacının babası …. adına 88 parsel numarası ile kayıtlıdır. … ruhsatının davacı adına olması davacının evin yapıldığı bölümün için mülkiyet hakkını kazanması için tek başına yeterli olmayıp 88 parsel sayılı taşınmazın maliki ve davacının babası olan ….’nun da mülkiyeti aktarma taahhüdünde bulunduğunun kanıtlanması gerekir. 88 parsel sayılı taşınmazın 08.04.1961 tarihinde ifrazı sonucu uyuşmazlık konusu evin büyük bölümünün 3201 parsel sayılı taşınmazın sınırları içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Parselin diğer bölümü ise 3202 parsel numarası ile yine davacının babası …. adına
tescil edilmiş iken onun ölümü ile 26.01.1994 tarihinde mirasçılara intikali sağlandıktan sonra onların 08.04.1996 tarihinde satışı ile davacı uhdesine geçmiştir. Davacı bu ifraz intikal ve satışlardan baştan beri haberli olup evin bir bölümünün diğer mirasçılara ait taşınmaz üzerinde kaldığını bilmektedir. Davacının 1959 yılında aldığı bir … ruhsatının aradan elli yıl gibi uzun bir zaman geçmesinden sonra kendisine Türk Medeni Kanununun 724.maddesi gereğince hak sağladığını kabul etmek hayatın olağan akışına uygun düşmez. Davacının bizzat katıldığı ifraz ve satış işlemleri ile böyle bir iradeyi bağdaştırmak mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle hukuka uygun düşmeyen davanın reddi yerine davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 25.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.