YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23267
KARAR NO : 2022/17049
KARAR TARİHİ : 07.12.2022
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma ve hakaret
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-b maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını arttırmayan Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanıklar … ve … hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık … müdafii ve sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin bu kapsamda olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıkların mağdurun 10,00 TL’sini yağmaladıklarının anlaşılması karşısında paranın alım gücü dikkate alındığında sanıklar lehine TCK.nın 150/2. maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanık … müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın … 17. Ağır Ceza Mahkemesine kararının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 07/12/2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, 5237 sayılı TCK’nın 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “Malın değerinin azlığı” kavramında yasa koyucunun amacı, suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar, değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda uygulanabileceği belirtilmiştir.
Somut olayda, müştekinin saat 07:15 sıralarında sabah namazını kılmak üzere … Camiine doğru yürüdüğü sırada, sanıkların Karagümrük’te müştekinin önünü kestiği, sanık …’in üzerindeki tabancayı çıkararak doldur boşalt yapması üzerine müştekinin korkup sanıkların yanından uzaklaştığı, aynı mahalledeki … Sokakta yürümeye devam ettiği sırada tekrar müştekinin önüne çıktıkları, sanık …’in müştekiye tabancayı doğrultarak “kıpırdama ben her sabah buralarda geziyorum, her zaman böyle iyi niyetli olmam” şeklinde sözler sarf ederek müştekiyi tehdit ettiği, müştekinin korkudan hareket edemediği, sanık …’in müştekiyi itekleyerek … Sokağa kadar götürdükten sonra tabancayı beline taktığı, bu kez cebinden çıkardığı bıçakla müştekiyi tehdit ederek ceplerini yoklamaya başladığı, müştekinin “10 lira param var telefonum falan yok” dediği, sanık …’in müştekinin ceplerini aramaya devam ederek montunun sağ cebinde bulunan 10 TL parasını zorla aldığı ve “s…git ben Sançes Kemal’in yeğeniyim, sabahları buradayım eğer bu olayı polise veya bir başkasına anlatırsan daha sonra yakalar gereğini yaparım.” demesi üzerine müştekinin olay yerinden hızlı bir şekilde ayrılarak polis merkezine gidip şikayette bulunduğu, diğer sanık …’ın olayın başından sonuna kadar sanık … ile birlikte hareket ettiği anlaşılmıştır.
5237 Sayılı TCK’nın yürürlük tarihinden itibaren TCK’nın 150. maddesi ile ilgili Dairemizin yerleşik içtihadında “daha çoğunu alabilme imkanı varken yalnızca gereksinimi kadar alma” ölçütü hiçbir zaman tek kriter olarak kabul edilmemiştir. Bu cümlede ifade edilmek istenen husus suç konusuna ilişkin sanığın kastının baştan itibaren değer olarak az olan bir şeye özgülenmesidir. Mesela “bana çorba parası ver”, “sigara parası ver” veya “5 TL ver” şeklinde sözler sarf edilerek cebir veya tehdit uygulanmasında olduğu gibi. Ayrıca suçun işleniş şekli, olayın özelliği ve sanığın kişiliğinin de değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. TCK’nın 150/2. maddesinin ilk halindeki “indirilir” ibaresi 29.06.2005 tarih ve 5377 sayılı kanunla “indirilebilir” şeklinde değiştirilmiştir. Kanun metnindeki bu değişiklik de dikkate alındığında değer azlığı nedeniyle her halükarda indirim yapılması gerektiği düşünülemez. Dairemizin yerleşik içtihadında da belirtildiği üzere olayın özelliği, suçun işleniş şekli ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek gerekçe gösterilmek suretiyle uygulanıp uygulanmaması yoluna gidilecektir. Bu konudaki takdir hakkının yargılama yapan ilk derece mahkemesine ait olduğu aşikardır. Belirtilen içtihat yıllar içinde yerel mahkemeler tarafından da benimsenmiş ve uygulanmasında herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Hal böyle olunca sadece yağma konusunun 10 TL olması nedeniyle TCK’nın 150. maddesi gereğince sanıkların cezasından indirim yapılması gerektiği yönündeki bozma gerekçesi isabetli olmamıştır. Bununla birlikte müştekinin ceplerini arayan sanıkların özgülenen kastının müştekinin üzerindeki tüm parasını almaya yönelik olduğu da nazara alındığında, TCK’nın 150/2. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı düşüncesinde olduğumdan aksi yöndeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
.