Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/1477 E. 2009/2566 K. 02.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1477
KARAR NO : 2009/2566
KARAR TARİHİ : 02.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.11.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı arsa sahibi, yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı arsa sahibi temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, davalı arsa sahibi ile dava dışı yükleniciler arasında 17.05.1994 günlü asıl 29.11.1994 günlü ek arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunduğu, 156 ada 29 parsel üzerine yapılacak binanın zemin kat 3 numaralı dükkan niteliğindeki bağımsız bölümünün yüklenicilere bırakılmasının kararlaştırıldığı, davacının da 22.05.1995 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle bu yeri yüklenicilerden temlik aldığı anlaşılmaktadır. Kısaca temlik sözleşmesi, borçlunun rızasını gerektirmeyen yeni alacaklı ile eski alacaklı arasında yapılan alacağın devri sözleşmesidir. Görülüyor ki, temlik sözleşmesi yeni alacaklı ile eski alacaklı arasında yapılmaktadır. Bu yüzden temlik işleminin varlığı eski alacaklıya karşı ileri sürülebileceğinden davada eski alacaklının (yükleniciler … ile …’in) taraf durumunu almaları zorunludur. Bu tür davalarda, arsa sahipleri de hem taşınmazın tapuda adına kayıtlı olmaları nedeniyle hem de temlik yoluyla alacağı hak kazanıldığının kanıtlanması bakımından taraf durumunu almalıdır. Çünkü, temlik işlemine dayalı davalarda yeni alacaklı ile eski alacaklı arasında zorunlu dava arkadaşlığı söz konusudur.
Mahkemece yapılan bu saptamalar bir yana bırakılarak, eksik taraf teşkili ile çekişmenin esası incelenip hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 02.03.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.