YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5066
KARAR NO : 2009/5813
KARAR TARİHİ : 08.05.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.04.2008 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men’i, kal ve haksız işgal tazminatı (ecrimisil) istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, davacı idare 506 ada 34 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının taşınmazının 40,69 m2’lik kısmına müdahale ettiğini belirtip davalının müdahalesinin men’i ile 01.08.2002 ila 31.07.2007 tarihleri arasında birikmiş 1.142.00 YTL. işgal tazminatının işgalin başladığı tarihten itibaren kademeli faiz ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 506 ada 34 parsel sayılı taşınmazın 30,31 m2’lik kısmını haksız olarak işgal etmesi nedeniyle 01.08.2002 ila 31.07.2007 tarihleri arasında toplam 864.00 YTL.nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Mahkemece, son celsede tefhim edilen karar “Davanın kısmen kabulü ile 01.08.2002-31.07.2007 dönemini kapsayan toplam 864.00 YTL. ecrimisil bedelinin 22.09.2008 tarihli bilirkişi …’in raporunda belirttiği her yıl için tahakkuk tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının dava konusu yere yaptığı müdahalenin men’i ile yer üzerinde yapılı bulunan odunluğun kal’ine” şeklinde olmasına rağmen
gerekçeli kararda, davalının müdahalesinin men’i ile haksız yapının kal’ine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.
Tefhim olunan kısa karar ile gerekçeli kararın farklı olduğu görülmüştür. 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 – 1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı gereğince kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı, bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile vicdani kanaatine göre karar verebileceği öngörülmüştür.
Bu itibarla, kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 08.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.