YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10585
KARAR NO : 2007/15053
KARAR TARİHİ : 12.12.2007
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … ve vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı …,diğer davacı kızı … ile birlikte oturmak için yüklenici davalı … A.Ş den 5.12.1998 tarihli Konut Tahsis Sözleşmesi ile …(su şehri) adlı siteden daire satın aldığını, sitenin reklam tanıtım kataloglarında, davalı ile aralarında yapılan sözleşmelerde site içi güvenliğinin tam bir şekilde kontrol altında olacağını, profesyonel ekiplerce site güvenliğinin sağlanacağını, güvenlik tesisatının ayrıntıları ile açıklandığını, teslim edilecek dairede çelik kapının ve hırsız alarmının takılacağının belirtildiğini, davalının sitedeki güvenliğin sağlanması ile ilgili taahütlerde bulunduğunu, 5.2.2002 tarihinde dairelerinin teslim edildiğini, 5.7.2002 tarihinde dairede olmadıkları bir zamanda daire dış kapısının levye ile kırılmak suretiyle içeriye girildiğini,yapılan hırsızlık nedeniyle mücevherlerinin çalındığını tespit ettiklerini, C.savcığında halen tahkikatın devam ettiğini, davalı yüklenicinin sözleşme 2007/10585-15053
ile üstlendiği güvenlik tedbirlerini almadığını, hırsızlığın gerçekleşmesinde sorumlu olduğunu, diğer davalının da sözleşmenin 16.maddesi gereğince site içinde profesyonel güvenliği sağlayamadığından sorumlu olduklarını ileri sürerek ,çalınan mücevherlerine karşılık 50.000 YTL maddi ve olay nedeniyle manevi üzüntü duyduklarından davacı … için 15000 YTL ,Davacı … için 5000 YTL manevi tazminatın dava tarihinden faizi ile tahsilini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı (satıcı)’nın davacılara (alıcı) konut amaçlı taşınmaz (mesken) sattığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davacı ve davalının şimdilik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı ve davalılar tarafından temyiz olunan kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 500,00 YTL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 12.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.