YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10498
KARAR NO : 2007/15060
KARAR TARİHİ : 12.12.2007
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Kooperatifin dava dışı arsa sahipleri ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi hükümlerine ğöre kendisine bırakılan daire satın alıp bedelini ödediğini arsa sahiplerince harici satıma konu edilen dairenin tapusunun 10.10.1996 tarihinde adına resmi şekilde devredildiğini, daha sonra arsa sahiplerinin davalı kooperatifle yaptıkları … sözleşmesini davalı yüklenicinin edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle feshederek ,aleyhine tapu iptali ve tescil davası açıldığını,… Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.6.2000 tarihli davanın kabulüne ilişkin kararı ile dairenin adına olan tapusunun iptaline karar verildiğini,bu kararın 13.9.2000 tarihinde kesinleştiğini ileri sürerek satışı vaad edilen dairenin rayiç değerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2500 YTl nin dava tarihinden reeskont faizi ile tahsilini istemiş,bilahare 8.4.2004 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda talebini artırarak toplam 9.808,94 YTL alacağının faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece ,bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne,davacının sözleşme uyarınca ödediği konut bedelinden doğan ve ıslah ettiği miktar olan 9808,94 YTL maddi tazminatın dava tarihinden faizi ile tahsiline,manevi tazminat talebinden vazgeçtiğinden manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı,davalı kooperatiften 26.9.1996 tarihli haricen düzenlenen sözleşme ile daire satın almış daha sonra kooperatif dairenin tapuda devrini davacı adına sağlamak suretiyle sözleşme başlangıçtan itibaren geçerli hale gelmiştir.Ancak daha sonra dava dışı arsa sahiplerinin açtığı dava sonucu dairenin tapusunun iptaline karar verildiği,… Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.6.2000 tarihli kararının 13.9.2000 tarihinde kesinleştiği,Kooperatifçe davacıya satılan dairenin elinden alındığı dosya kapsamı ile sabit olup taraflar arasında da çekişmesizdir.Öyle olunca davacı taşınmazın tapusunun iptal edildiği 13.9.2000 tarih itibariyle dava konusu dairenin rayiç bedelini davalıdan istemeye hakkı vardır.Mahkemece bu tarih itibariyle dairenin değeri bilirkişi marifetiyle belirlenip talebi aşmamak ve davalının kazanılmış hakkıda gözetilerek bu miktara hükmedilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 12.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.