Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/5659 E. 2008/12988 K. 04.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5659
KARAR NO : 2008/12988
KARAR TARİHİ : 04.11.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kardeşi olan davalı ile ortak oldukları … oto Ltd.Şti’ni tasfiye ederek bu konuda 12.9.1998 tarihli protokol yaptıklarını, protokole göre şirketi tüm alacak ve borçları ile davalıya bıraktığını, buna karşılık davalının tarafına 6.000,00 YTL ödeme yapmasının kararlaştırıldığını, davalının 300,00 Ytl dışında herhangi bir ödeme yapmadığı gibi ödeme yapmaması durumunda tarafına vermesi gereken daireyi de vermediğini belirterek ödenmeyen 5.700,00 YTL’nin ekim 1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 25.100,00 YTL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı, kardeşi …’a vekalet verdiğini …’ın dairesini satarak davacının borcunu ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı davasını ispatlayamadığından reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, ortak oldukları şirketin tasfiye edilmesi nedeniyle yapılan pratokol gereğince davalı tarafından ödenmesi gereken 6.000,00 YTL’den ödenmeyen 5.700,00 YTL’nin ekim 1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 25.100,00 YTL nin tahsili istemi ile eldeki davayı açmış, davalı ise protokol gereğince dava dışı kardeşleri …’a verilen vekalet ile satışı yapılan taşınmazın bedelinin davacıya verildiğini, herhangi bir borcunun kalmadığını savunmuştur. Mahkemece davacının parayı almadığına dair herhangi bir delil ibraz etmediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.Tarafların kardeş olmaları nedeniyle her nekadar tanık dinlenebilir ise de taraflar aralarındaki sözleşme ilişkisini protokole
2008/5658-12988
bağladıklarından, davanın miktarıda dikkate alındığından davada tanık dinlenemez.Davacı alacağınının varlığını yazılı delil ile ispatlamıştır. Öyle olunca davalının bu alacağın ödendiğini HUMK 288 maddesi hükmünce yazılı delillerle ispat etmek durumundadır. HUMK 289 maddesi hükmü anlamında davalının açık muafakatı bulunmadığı için olayda miktar itibariyle tanık dinlenilemez ve dinlenen tanıkların beyanlarına itibar edilemez.Mahkemece davalının ödemeye ilişkin delilleri toplanarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 4.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.