Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/6638 E. 2009/7285 K. 11.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6638
KARAR NO : 2009/7285
KARAR TARİHİ : 11.06.2009

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.11.1999 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.01.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 217 ada 109 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının mera olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir.
Mahkemece, 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesindeki koşulların davalı yararına gerçekleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelerden 22.02.1969 yılında yapılan tapulama işleminde 625 hektar 4956 metrekare yüzölçümündeki 217 ada 109 parsel sayılı taşınmazın “mera” vasfı ile davalı … Belediyesi adına tescil edildiği, 05.10.1978 tarihli belediye meclis kararı ile ağaçlandırılmak kaydıyla 99 yıllığına Orman Genel Müdürlüğü yararına intifa hakkı tesis edildiği, 07.10.2004 tarihinde de 27 hektar 8094 metrekare yüzölçümündeki kesimin 2981 sayılı yasanın 10/b maddesi uygulamasına tabi tutularak ayrı parsel numaraları verildiği, geriye kalan 597 hektar 6862 metrekarelik kesimin dava konusu yapıldığı anlaşılmıştır.4342 sayılı Mera Kanununun 5178 sayılı Yasa ile değişik geçici 3 maddesindeki koşulların varlığının kabulü için, taşınmazın belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera olarak kullanımının teknik açıdan mümkün olmaması gerekir. Mahallinde yapılan keşif ve teknik bilirkişi raporlarından dava konusu taşınmazda Orman Genel Müdürlüğü tarafından ağaçlandırma çalışmaları yapıldığı ve 1.1.2003 tarihinden önce yerleşim yeri olarak işgal edilme koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, 4342 sayılı Mera Kanunun geçici 3. maddesindeki koşulların gerçekleştiğinden söz edilemez. Ne var ki;
Karar tarihinden sonra 25.02.2009 tarihinde kabul edilerek 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Yasanın 2. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Yasasının 12 maddesinin 3. fıkrasına ekleme yapılarak, anılan hüküm “bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” şeklinde değiştirilmiştir. 5841 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın geçici 10 maddesi hükmü uyarınca ise, “ bu kanunun 12. maddesinin 3. fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz karara bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır” kuralı getirilmiştir.
Somut olayda : kadastro tespiti 21.02.1969 tarihinde kesinleşmiş olup dava 3402 sıyılı Kadastro Yasasının 12. maddesinde sözü edilen on yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 18.11.1999 tarihinde açılmıştır. Davanın, hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddi gerekir.Bu nedenle, davanın reddi sonuçu itibarıyla doğru olduğundan hükmün HUMK.nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmiş bu hali ile onanması gerekmiştir.SONUÇ : Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle reddi ile hükmün ONANMASINA, 11.06.2009 tarihinde oy birliği ile karar verildi.