Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/9424 E. 2006/13022 K. 05.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9424
KARAR NO : 2006/13022
KARAR TARİHİ : 05.10.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın kısmen kabul kısmen redddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, eşi tarafından açılan boşanma davası sırasında kendisini vekil olarak temsil eden davalı avukat tarafından hazırlanıp mahkemeye verilen cevap dilekçesindeki sözlerin savunma sınırını aşıp madde-i mahsusa suretiyle hakaret suçunu oluşturduğundan bahisle Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanarak mahkum olduğunu, davalı avukatın kusuru nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek 500.000.000 TL maddi, 5.000.000.000 TL manevi tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiş, açmış olduğu karşı dava ile de toplam 560.000.000 TL vekalet ücretinin tahsilini istemiştir.
Mahkemece, 19.11.2003 tarihli karar ile asıl dava yönünden davanın reddine, karşı dava yönünden ise Baro Hakem Kurulunun görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, bu ilk kararın davacı ve davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.12.2004 tarihli kararı ile “davacının temyiz itirazlarının reddine, karşı dava yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bu kez asıl dava hakkında verilen ilk karar Yargıtayca onanarak kesinleştiğinden asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karşı dava yönünden kısmen kabulü ile 225.000.000 TL’nin tahsiline karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1)-Asıl dava yönünden tarafların temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA karar vermek gerekmiştir.
2)-Karşı dava yönünden tarafların temyiz itirazlarının incelenmesinde; Karşı davacı-davalı 560.000.000 TL alacak için istemde bulunmuş, mahkemece 23.12.2005 tarihinde davanın kısmen kabulü ile 225.000.000 TL’nin davalı-karşı davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
HUMK. nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 5219 sayılı kanunla yapılan değişiklikle 1.000.000.000 TL ye çıkarılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 … ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinde o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Mahkemece verilen karşı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair kararı miktar itibariyle 1.000.000.000 TL yi geçmediğinden her iki tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçelerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl dava yönünden verilen mahkeme hükmünün ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle karşı dava yönünden tarafların temyiz dilekçelerinin REDDİNE, 5.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.