YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/320
KARAR NO : 2012/14523
KARAR TARİHİ : 26.06.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı Brightstar Telekomünikasyon ve Dağıtım Ltd. Şti. Avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı iş sözleşmesinin zorla, baskı yapılarak istifa belgesi imzalattırılarak haklı neden olmaksızın feshedildiğini … sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davacının kendi isteği ile ayrıldığını savunmuştur.
Mahkemece, her ne kadar davacının istifa dilekçesi verdiği savunulmuş ise de bunun gerçek ve hür iradesini yansıtmadığı, davacının tazminatlarını alabilmek için baskı altında anılan belgeyi düzenleyerek imzalamak zorunda kaldığı, gerçekte işverenlik tarafından yapılan fesih işlemi bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, iş ilişkisinin işçinin istifası ile sona erip ermediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı, karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren, bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı nedenle iş sözleşmesini derhal feshi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24 üncü maddesinde düzenlenmiştir. İşçinin önelli fesih bildiriminin normatif düzenlemesi ise aynı yasanın 17 nci maddesinde ele alınmıştır. Bunun dışında yasada işçinin istifası özel olarak düzenlenmiş değildir.
İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İstifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona erer.
Somut uyuşmazlıkta; davacı el yazısı ile düzenlediği istifa dilekçesinde kendi isteği ile işten ayrıldığını belirtmiştir. İşten çıkış sebebinin istifa olarak gösterildiği ibranameyi de ihtirazi kayıtsız imzalamıştır. İstifa tarihinden 1 hafta önce davacının ihtarname düzenleyerek
ücret alacaklarını davalıdan talep ettiği ve 3 gün içerisinde işçilik alacaklarının ödenememesi halinde yasal yollara başvuracağını belirttiği görülmektedir. Davacı tanığı … iş yeri çalışanı olup, davacının işten çıkarıldığın veya istifa etmesinin söylendiğini duymadığını beyan etmiştir. Davacı istifa dilekçesini baskı altında imzaladığını kanıtlayamamıştır. Davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE,
3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 40,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 26.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.