Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/13070 E. 2006/16682 K. 21.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13070
KARAR NO : 2006/16682
KARAR TARİHİ : 21.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava vebirleşik davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat İsa Tanoğlu gelmiş davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kardeşi …’e muhtelif tarihlerde 60.000 … Dolarını borç olarak gönderdiğini,bunun 42.000 … Dolarının diğer davalı … tarafından … kurmak için alındığını bildirerek davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, dava konusu havalelerin, Türkiye’deki akrabalarına ve iletilmek üzere kendi adına gönderildiğini, havaleleri alarak sahiplerine teslim ettiğini, 42.000 … dolarının … kurması için oğlu olan diğer davalı …’e bağış olarak verildiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 60.000 … Dolarından 18.000 doların davalı …’ten 42.000 doların davalı …’den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı … …’ın tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı …’e muhtelif tarihlerde havale etmek suretiyle 60.000 … doları gönderdiğini, bunu borç olarak verdiği halde geri ödenmediğinden davalıdan
2006/13070-16682
tahsilini talep etmiştir. Davalı davacının 60.000 … Dolarını kendi adına havale ederek gönderdiğini ancak, bunun borç olarak değil Türkiye’deki akrabalarına iletilmek üzere bağış olarak gönderildiğini, kendisininde bağış sahiplerine teslim ettiğini bildirerek gerekçeli inkarda bulunmuştur. Havale para ödeme vasıtası olup, bunların borç olarak gönderildiğine ilişkin bir şerhde bulunmadığından, davalıya borç olarak verildiğini ispat yükü davacı tarafa düşer, Toplanan deliler ve dosya kapsamına göre davacı davalıya borç para veridiğıni ispat edememiş ise de, davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak davacı tarafından teklif edilen yeminin, davalı tarafça eda edilmesi halinde, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalı … …’ın tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın davalı … yararına BOZULMASINA, 500 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere verilmesine, 21.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.