YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12238
KARAR NO : 2006/16759
KARAR TARİHİ : 28.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … gelmiş davalı tarafından gelen olmadğından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 23.6.1981 yılında evlendiklerini, 18.10.1982 tarihinde noterde düzenlenen hibe ve cihaz senedinde yazılı bulunan mücevherat ve eşyaları mehir olarak verildiğini, davalının kusurlu davranışları nedeniyle boşandıklarını, kararın kesinleştiğini, eşyaların davalıda kaldığını, bu nedenlerle eşyaların aynen, olmassa rayiç değeriyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı, noterde düzenlenen sözleşmenin ilk 11 sırasında yer … ziynet eşyalarının davacının uhdesinde kalması karinesi karşısında bu iddianin dinlenemeyeceğini, 1998 yılının Eylül-Ekim aylarında müşterek hanenin soyulduğunu, bahsedilen ziynet eşyalarının davacının uhdesindeyken çalındığını, diğer bir kısım eşyaları da teslime hazır olduklarını açıklayarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ev eşyalarının aynen, olmazsa bilirkişi raporunda yazılı bedellerinin davalıdan tahsiline, yemek odası takımı ile ziynet eşyaları yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Tarafların 23.6.1981 tarihinde evlendiklerini, ve … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.12.2002 tarihi ve 2002/431-1169 sayılı kararı ile boşandıkları, boşanma kararının temyiz edilmeyerek 4.2.2003 tarihinde kesinleştiği, evlilik mukavelesinin akabinde 18.10.1982 tarihinde noterde düzenlenen sözleşmeyle davalının bir kısım ev ve ziynet eşyalarını davacıya hibe ettiği, uyuşmazlık konusu değildir. Davacı ziynet eşyalarını davalının uhdesinde kaldığını, davalı ise anılan eşyaların tarafların müşterek hanesinde boşanmadan önce birlikte yaşadıkları Eylül/Ekim 1998 aylarında davacının evde bulunduğu bir sırada çalındığını, niteliği itibariyle bu eşyaların davacının uhdesinde bulunması sebebiyle sorumlu olmadığını ileri sürmüştür. TMK.nun 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, tarafların her biri, hakkını dayandırdığı, olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmü mevcut olup, yürürlükten … Türk Kanunu Medenisinde buna paralel hüküm vazedilmiştir. Evde kalan altın ve ziynet eşyasının ispatı yükü de kural olarak iddia da bulunan kadına aittir. Buna karşılık, kocanın zilyetlik ve korunmasına bırakılan eşyanın karı tarafından evden götürüldüğünün ispatı yükü ise kocaya düşer. Dairemizin ve Yargıtay’ın yerleşik İçtihatları da bu yöndedir.
Somut olayımızda da, … 3. Noterliğince düzenlenen 18.10.1982 tarih 34236 yevmiye sayılı “düzenleme suretiyle hibe ve cihaz senedi başlıklı “… değerindeki eşyaları eşime düğün ve çeyiz eşyası olarak hibe ettim, bu eşyalar eşimin zati eşyası olup, evlilik birliğinin devamı müddetince müştereken istifademize terk ve tahsis edilmek üzere bu eşyaları geri teslim aldım. Ayrılma ve boşanma halinde ise bu eşyaları aynen teslim edeceğim, eskime ve yıpranmaları veya zayii hallerinde ise bu eşyaları bedelleri üzerinden nakte tahvili suretiyle nakden ve peşinen eşime ödeyeceğimi eşime karşı bu miktar üzerinden mesul ve zaim olduğumu beyan ve ikrar ederim….” Şeklinde taahhüt senedinde hibeden ayrı olarak eşyaların korunmasını ve saklanmasını üzerine almıştır.Nitekim dinlenen tanıklar davalı tarafından bankada saklanmak üzere bırakılan ziynet eşyalarının düğün vs. toplantılardan önce alınıp ertesi … tekrar bankaya bırakıldığı, 1998 yılının Eylül –Ekim ayında ise, bir … önceki düğün sebebiyle evde bırakılan ziynet eşyasının ertesi … bankaya davalı tarafından götürülmemesi sebebiyle gaspedildiği anlaşıldığı gibi, tarafların kabulü de bu yöndedir. Öyle olunca, az yukarıda açıklanan nedenlerle ziynetleri saklama külfeti davalıda olması karşısında ziynet eşyalarının çalınmasından davacıya bir kusur yüklemek olanaklı değildir. Açıklanan nedenlerle mahkemece dava konusu edilen ziynet eşyalarının değerlerinin dava tarihi itibariyle belirleyip talebi de aşmamak kaydıyla hükmedilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle (1) nolu bent uyarınca davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bent uyarınca hükmün davacı yararına BOZULMASINA,500 YTL. duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 28.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.