YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8833
KARAR NO : 2009/10375
KARAR TARİHİ : 05.10.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.01.2008 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, Türk Medeni Kanunun 744. maddesi uyarınca mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkindir.
Davaya cevap veren bir kısım davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davalılara ait 149, 150 ve 151 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden elektrik mecra irtifakı kurulmasına karar verilmiştir.
Hüküm 149 parsel sayılı taşınmaz maliklerinden … tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 744. maddesi uyarınca “Her taşınmaz maliki uğrayacağı zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla su yolu, kurutma kanalı, gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının, başka yerden geçirilmesi olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde, kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür…”
Mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkin davalar, özünü komşuluk hukuku ilkelerinden alması nedeniyle yapılacak araştırma ve incelemede, öncelikle davacının mecra ihtiyacının bulunup bulunmadığı saptanmalıdır. İhtiyacın saptanması halinde de, çevre taşınmazların tamamının üzerinde irtifak hakkı kurmaya elverişli olup olmadığı incelenip, hukukun genel bir ilkesi olan “fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi” uyarınca taraf yararları da gözetilerek en az masrafı gerektiren ve bundan da en az zarar görecek kişi taşınmazı üzerinden mecra irtifakının bağlanacağı su, elektirik, gaz ve benzerine ait yol ya da kaynak ile yararına mecra hakkı kurulan taşınmaz arasında kesintisiz bağlantı sağlayacak şekilde kurulmalıdır. Ayrıca mecranın niteliği, nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği ayrıca belirlenerek kararda gösterilmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı tarla ve evini sulama amaçlı elektrik almak için davalılara ait taşınmazlarda direk ve havai hat geçirilmesini istemektedir. Manisa İl Müdürlüğü Sistem İşletme ve Bakım Müdürlüğüne başvuruda da tarımsal sulama amaçlı enerji talebinde bulunmuştur. 152 parsel sayılı taşınmaz tapuda zeytinlik, bağ vasfı ile kayıtlıdır. Mahkemece yapılan keşif sonucu ziraat mühendisi, elektrik mühendisi ve fen memuru bilirkişilerce düzenlenen bilirkişi raporları ile 152 parsel sayılı taşınmazın üzerinde davacıya ait üç katlı ev, tarım arazisi ve müştemilat bulunduğu, kendi imkanları ile sulanabilen verimli arazi olduğu saptanmış, artezyen kuyusu için tarımsal sulama amaçlı trafo tesisine uygun enerji nakil hattının güzergahları tespit edilmiş, elektrik mühendisi raporunda GEDAŞ’ın hatları mutlaka güvenli duruma alması gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporlarında en az maliyetli birinci alternatif olarak gösterilen güzergahtan mecra hakkı tesisine karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Az yukarıda açıklandığı üzere öncelikle davacının mecra ihtiyacının bulunup bulunmadığı saptanmalıdır. Davacı sadece arazisini sulamak için enerji talebinde bulunuyorsa bunun başka imkanlarla karşılanıp karşılanmayacağı araştırılmalıdır. İhtiyacın varlığının tespiti halinde mecra projesine ilişkin bilirkişilerce düzenlenecek rapor ve eki krokilerin uygulama imkanının olup olmadığı GEDAŞ’dan sorulmalıdır.
Mahkemece açıklanan hususlar gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 05.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.