YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11147
KARAR NO : 2006/16711
KARAR TARİHİ : 25.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı … ile yapılan tüketici kredisine davalının müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun çekilen ihtara rağmen ödenmediğini asıl borçlu ile birlikte kefiller aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalı kefilin borca haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 1797,94 YTl. asıl alacak 564,17 YTl. temerrüt faizi 28.20 YTl. BSMV, 100.85 YTl. masraf olmak üzere toplam 2.491.16 YTl. üzerinden devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı ile dava dışı İsmail … arasında yapılan Tüketici kredisi sözleşmesine davalı … ile … … ve …’un kefil olduğu, kredi borcunun taksitlerinin ödenmemesi üzerine davacı bankanın asıl borçlular ve kefiller aleyhine icra takibi yaptığı icra takibine asıl borçlu İsmail … ve kefil …’ın itiraz etmesi üzerine … bu davanın açıldığı dosya içeriği ile sabittir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 10. maddesinin 3. fıkrası “Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren asıl borçluya başvurmadan, kefilden borcun ifasını isteyemez” düzenlemesini getirmiştir. Bu yasal düzenleme doğrultusunda davacı banka asıl borçlu aleyhine icra takibi yapıp, icra takibi semeresiz kalmadıkça kefilden takipte bulunamaz. Somut uyuşmazlıkta alacaklı, asıl borçlu ile birlikte kefil hakkında 4077 Sayılı Yasanın 10. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak takipte bulunmuştur. Bu durum da davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-(1) nolu bentteki bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle hükmün davalı lehine BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.