YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6094
KARAR NO : 2009/6758
KARAR TARİHİ : 01.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … VD.
Taraflar arasındaki tapu iptal, tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 13.02.2009 gün ve 2009/979 – 1893 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılar tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, çekişme konusu 15 ada 5 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören 734 numaralı vergi kaydının gayrisabit sınırlar taşıdığını, kayıt miktar fazlasının meradan kazanıldığını, taşınmazın 9366 m2’lik kaydının iptali ile mera niteliği ile özel siciline yazılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava reddedilmiş, hükmü davacı Hazine temyiz etmiş, karar Dairemizce bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyulmuş, dava kabul edilmiş, hüküm Dairemizce onanmıştır.
Davalılar, karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
25.02.2009 tarihinde kabul edilerek 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesi 3.fıkrasına ekleme yapılmıştır. Anılan hüküm, “bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” şeklindedir. Diğer taraftan, 5841 Sayılı Kanununun 3. maddesi ile de 3402 Sayılı Kadastro Kanununa geçici 10. madde eklenmiştir. Bu madde ise “bu kanunun 12. maddesinin 3.fıkrası hükmü Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır” kuralını getirmiştir. Anılan hükümler gözetildiğinde kadastro tespitinin kesinleştiğ
30.03.1988 ile davanın açıldığı 27.11.2006 tarihi arasında Kadastro Kanununun değişik 12. maddesinde sözü edilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Yasada yapılan değişiklik usulü kazanılmış hak kuralının istisnasını teşkil eder. Yasada meydana gelen değişikliğe göre mahkemece bir hüküm kurulmasını teminen davalıların karar düzeltme isteminin kabulü ile hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların karar düzeltme istemlerinin kabulü ile onamaya ilişkin Dairemizin 13.02.2009 tarih 2009/979 – 1893 sayılı ilamının KALDIRILMASINA, temyiz olunan mahkeme kararının açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 01.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.