Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/8083 E. 2009/9926 K. 28.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8083
KARAR NO : 2009/9926
KARAR TARİHİ : 28.09.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.04.2000 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı idare dava konusu taşınmaza kamulaştırma yolu ile hak kazandığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiştir.
Hükmü davalı idare temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden çekişme konusu 366 ada 7/A sayılı parseldeki 1838/5436 payın davalı idare tarafından kamulaştırma suretiyle mülk edinildiği görülmektedir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun “amaç ve kapsam” başlıklı 1.maddesi hükmüne göre kamu yararına gerektiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların Devlet ve kamu tüzel kişiliklerince kamulaştırılması olanaklıdır. Aynı yasanın 8.maddesi hükmüne göre ise, kamulaştırmayı yapacak idare kamulaştırma kararının alınmasından sonra kamulaştırma işleminin her aşamasında tespit edilecek bedel üzerinden mal sahibi ile anlaşarak taşınmaz malı satın alabilir. Bu yolla satın alınan taşınmaz mallar da kamulaştırma suretiyle alınmış sayılır. Kamulaştırmada asıl olan kamu yararıdır. Davalı idarenin yaptığı kamulaştırma işleminin idari yargı yoluna başvurularak iptali sağlanmadığından kesinleşen kamulaştırma işleminden dolayı kamu yararının varlığı kabul edilmelidir. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh verilmiş olması sadece sözleşmeyle kazanılan kişisel hakkı güçlendirir. Ancak bu şerh kamu yararının önüne geçemez.
Eldeki davada, tapuya şerh verilse bile satış vaadine konu taşınmazın sözleşme yapılmasından sonra ancak ifa talebinden önce davalı idare tarafından kamulaştırıldığı sabittir. Hal böyle olunca davacı kamulaştırılan taşınmazda davalı idarenin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek ifa talebinde bulunamaz. Sadece sebepsiz iktisap hükümlerine dayanarak almış olduğu şeyin iadesini (satış vaadi sözleşmesi nedeni ile akidi olan dava dışı kişiye) yaptığı ödemeyi ondan isteyebilir.
Mahkemece yapılan bu saptamalar bir yana bırakılarak ve özellikle davacının şahsi hakkının kamu yararı önüne geçemeyeceği düşünülmeden davanın kabulü doğru değildir.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 28.9.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.