YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5253
KARAR NO : 2009/5814
KARAR TARİHİ : 08.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 19.09.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda murise ait baba ismi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.01.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 102 ada 10 parsel sayılı taşınmazda “… oğlu … …” yazılan malik isminin “… oğlu … …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazıldığı ileri sürülen kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Taşınmazların kadastro tespiti yada tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Dosyada mevcut nüfus kaydı ve veraset ilamına göre davacının miras bırakanı … …, “… oğlu 1.7.1898 doğumlu olup, 25.12.1977 tarihinde ölmüştür” … köyü 23 hanede nüfusa kayıtlıdır. Çekişme konusu 102 ada 10 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağı edinme sebebi bölümünde tesbit maliki … oğlu … …’in 1310 (1894) doğum tarihli olup, 1980 yılında öldüğü açıklanarak adına tesbit yapılmıştır.
Nüfus müdürlüğü aracılığı ile yapılan nüfus kaydı araştırmasında “… oğlu … …” isimli iki kişinin daha nüfusta kayıtlı bulunduğu anlaşılmış ve bu kişilere ait kayıtlar gönderilmiştir. Bu kişilerden … köyü 23 hanede kayıtlı … oğlu … … 1920 doğumlu olup, 1980 yılında ölmüştür. … köyü 33 hanede kayıtlı … oğlu … … ise 1904 doğumlu olup 1973 yılında ölmüştür.
Kadastro tesbitinde bilirkişilik yapan şahıslar davacı tanığı olarak dinlenmiş ve iddia yönünde beyanda bulunmuşlarsa da, davacı … … de tesbit bilirkişisi olarak görev yaptığı, tutanağın düzenlenmesi ve imzalanması aşamasında böyle bir itirazı ileri sürmediği de gözetilmelidir.
Tapuda isim düzeltme davaları kamu düzenine ilişkin olup, mülkiyet nakline neden olunmadan kaydın gerçeğe uydurulması zorunludur. Yukarıda yapılan tüm açıklamalara göre tapu maliki ile aynı kimlik bilgilerine sahip olan iki kişinin daha nüfusta kayıtlı bulunduğu anlaşıldığına göre, yalnız tapu sicil müdürlüğüne husumet yöneltmek suretiyle açılan bir “tapuda isim düzeltme davası” ile sonuca ulaşılması olanaklı değildir. Davacı iddiasını ancak tapu maliki veya mirasçılarına yönelterek açacağı bir tapu iptali ve tescil davası ile kanıtlayabilecektir. Mahkemece bu yön gözetilmek suretiyle davanın reddine karar vermek gerekirken aksine düşüncelerle kabulü yönünden hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.