Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/9713 E. 2006/14731 K. 09.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9713
KARAR NO : 2006/14731
KARAR TARİHİ : 09.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı kurum ile yaptıkları avukatlık sözleşmesi uyarınca icra takipleri ve buna bağlı davaları takip etmek için anlaştıkları ve sözleşmenin yenilenerek 2000 yılında da devam ederken davalının 31.12.2001 tarihi itibarıyla sözleşmeyi feshettiğini, feshin haksız olduğu gibi sözleşmeninde avukatlık kanununa aykırı hükümler taşıması nedeniyle batıl olduğunu bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 1000 YTL vekalet ücreti alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının ve davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında 1.3.1998 tarihinden 31.12.1998 tarihine kadar geçerli olarak imzalanmış olan sözleşme, fesih edilmediğinden 31.12.1998 tarihinden itibaren yenilenerek devam etmiştir. Sözleşmenin 31.12.2001 tarihinden itibaren davalı tarafından yenilenmiyeceği bildirilerek sona erdiği taraflar arasında da ihtilafsızdır. Davacılar sözleşmenin davalı tarafından sona erdirilmesinden sonra, sözleşmenin Avukatlık Kanununa aykırı olduğundan geçersiz olduğu ve haksız olarak fesih edildiği iddiası ile alacaklarının tespit ve tahsili için bu davayı açmışlardır. Davalı feshedilen bu sözleşme nedeniyle davacıların ücret alacağının bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin BK.nun 19. ve 20. maddelerine göre geçersiz olduğu kabul edilerek avukatlık kanununun 164. maddesi uyarınca ücreti vekalet alacağı hesabı yapılarak tamamlanmış işler için ücretin tahsil edilmiş sayılacağından bu kısım talep reddedilerek, tamamlanmamış işler içinde hizmet ve emeğe göre ücret alacağı tespit edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 1.maddesi ile davacılar, İzmir ili ve ilçeleri dahilinde mahkemeler ve icra müdürlüklerinde davalı leh ve aleyhine açılmış ve açılacak her türlü davalar ile icra takiplerini yürürlükteki kanunlar dahilinde takip ve sonuçlandırmayı, 2. maddesi ile davalı il müdürlüğünce kendisine sorulacak hukuki konularda sözlü ve yazılı görüş bildirmeyi üstlenmişlerdir.Sözleşmenin 3. maddesi ile işlerin takip sonucuna göre dosyaların alınıp başka bir avukata verilebileceği bu takdirde ücret talep edilemeyeceği, 7. maddesi ile avukatlara 1.3.1998 tarihinden itibaren 250.000 TL aylık ücret ödeneceği, ilamsız yada ilamlı icra takipleri neticesinde yapılacak tahsilatlardan kurumca yapılan masraflar düşüldükten sonra %1,5 oranında prim verilmesi, yine kurum alacağı ve masraflar tahsil edildikten sonra davalı kurum lehine hükmedilen ve tahsil edilen avukatlık ücretinin %80 nin ödeneceği, yine avukatın emeği geçse bile sözleşmenin feshi veya gerekli görülen hallerde kurumca dosyanın geri alınması veya istifa nedeniyle dosyaların iade edilmesi veya sözleşmenin yenilenmemesi halinde, henüz tahsil edilmemiş olan avukatlık ücretinin istenemeyeceği, 9.maddesi ile de sözleşmenin 31.12.1998 tarihine kadar geçerli olduğu, taraflardan biri 15 … önceden feshi ihbar etmedikleri takdirde sözleşmenin 1 yıl daha uzamış sayılacağı, yine avukatın 1 … önceden, kurumun 15 … önceden bildirilmesi şartı ile sözleşmenin her zaman fesih edilebileceği hükümleri kararlaştırılmıştır. sözleşme açıklanan bu içeriği itibariyle Borçlar Kanunu kapsamında kalan hizmet hukuk müşavirliği niteliğinde bir sözleşmedir. Tarafların sözleşmeyi Avukatlık Ücret Sözleşmesi olarak isimlendirmeleride bu sonucu değiştirmez. Borçlar Kanununda düzenlenen hizmet sözleşmelerinde tarafların hizmet karşılığını serbestçe kararlaştırabileceklerine, bu yasada Avukatlık Kanununda olduğu gibi ücret konusunda sınırlandırma bulunmadığına göre, taraflar arasındaki sözleşme geçerlidir. Ayrıca 1.3.1998 tarihinden itibaren yenilenerek, fesih edildiği 31.12.2001 tarihine kadar taraflar arasında uygulanmış, davacılar bu süre içinde sözleşme ile yükümlendikleri edimlerini itirazsız yerine getirmişlerdir. İfa ettikleri meslekleri gereği, sözleşmenin geçerli veya geçersiz olduğunu bilmesi gereken davacıların üç yıldan fazla sözleşmeye uyup, feshin bildirilmesinden sonra sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmesi, Medeni Yasanın 2.maddesinde ifadesini bulan iyiniyet ve dürüslük kuralları ile bağdaşmaz.Sözleşmede karalaştırılan ücretin Avukatlık kanununun 164/4 maddesinin 1.cümlesinde belirtilen anlamda ve asgari ücret tarifesi altında olduğuda kabul edilemez. Bu nedenlerle
dava konusu ihtilafın geçerli olan bu sözleşme hükümlerine göre çözümü gerekir. Sözleşmenin 9. maddesinde davalı tarafa sözleşmeyi yenilememe ve herzaman için fesih … tanındığına göre, davalınında bu hakkına dayanarak sözleşmeyi yenilemiyeceğini bildirmek suretiyle 31.12.2001 tarihi itibariyle sona erdirmeside haksız fesih sayılamıyacağı gibi, Avukatlık Kanununun 174. maddesi anlamında haksız azilin sonuçlarınıda doğuran bir fesih değildir. Olayda bu nedenle Avukatlık Kanununun 174. maddesi hükmünün uygulanmasıda düşünülemez. Ancak feshin haksız olmaması davacıların fesih tarihi itibariyle hiç bir ücret isteyemeyecekleri anlamına gelmez. Öyle olunca davacıların, sözleşmenin, ihtilafsız olan sona erdirildiği 31.12.2001 tarihi itibariyle, sözleşmenin 7. maddesi hükmüne göre ücret istemeye hakları vardır. Sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle, davacılar ödenmeyen sözleşmede belirtilen aylık ücretlerini, tahsilatla sonuçlanan veya henüz tahsilatla sonuçlanmayan ancak tahsilatı mümkün hale geldiği ve tahsilat yapılabileceği kabul edilebilecek dosyalardan dolayı sözleşmenin 7. maddesinde belirtilen ücretleri isteyebileceğinin kabulü hakkaniyet ilkelerinin gereğidir. Sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle halen devam eden, sonuçlanmayan ve ne olacağı belli olmayan dosyalardan dolayı yine sözleşmenin 7. maddesinin son fıkrası hükmüne göre davacılar bir ücret isteyemeyeceklerdir.
Mahkemece yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davacının alacağı olup olmadığı ile miktarını bilirkişiler aracılığı ile açıklamalı gerekçeli ve denetime elverişli raporla belirleyip sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 9.11.2006 günü oybirliği ile karar verildi.