Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/4262 E. 2006/6553 K. 27.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4262
KARAR NO : 2006/6553
KARAR TARİHİ : 27.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat …. ile davalı … ’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının şirketlerinde sözleşmeli avukat olarak çalıştığını, görevi sona ermiş bulunmasına rağmen kendisine avans olarak verilen paradan uhtesinde kalan 16.208.544.023 Tl.nı iade etmediğini ileri sürerek bu paranın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının vekili olarak gerek şehir içinde ve gerekse şehir dışında bir kısım işlerini, icra ve dava dosalarını ve aleyhine açılan davaları takip ettiğini, avans olarak aldığı paraların bir kısmını takip ettiğini dosya masraflarında, bir kısmını yemek ve konaklama masraflarında, bir kısmını şirket görevlileri için yapılan harcamalarda kullandığını, bir kısmını da hak ettiği vekalet ücretine karşılık olarak aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 29.1.2003 tarihli ek bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı avukata avans olarak ödediği paradan iade edilmeyen 16.208.594.023 Tl.nın tahsiline karar verilmesini istemiş davalı ise savunmasında aldığı avansın bir kısmını davacıya ait işlerle kullandığını, bir kısmını önceden hak ettiği vekalet ücretine mahsuben alıkoyduğunu savunmuş olup, … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/261 esas sayılı dava dosyasında sanık olarak 22.5.2000 tarihinde verdiği ifadesinde de verilen avansın bir kısmını davacıya ait işlerde, takip ettiği dosyalarda ve şehir dışı masraflarda kullandığını, kalan 10.000.000.000 Tl.nı da ücretine mahsuben alıkoyduğunu beyan etmiştir. Bu beyanı kendisini bağlar. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu beyana yer verilip, beyan doğrultusunda davalı vekilin ibraz ettiği harcama belgeleri irdelenmek suretiyle inceleme ve araştırma yapılmadığı gibi sunulan bir kısım harcama belgeleri üzerinde davalı avukatın tahrifat yaptığı ve rakamları yüksek gösterdiği ileri sürülerek hakkında açılmış ceza davası bulunmasına rağmen ceza davasının sonucu beklenilmemiş anılan belgelerin tahrif edilip edilmediği konusunda da hiçbir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Bundan ayrı olarak davalı vekilin azlinin haklı olup olmadığı üzerinde de durulmamıştır. Avukatlık Yasası hükümlerine göre vekilin üzerinde bulunan parayı varsa vekalet ücret alacağını, bu miktarla sınırlı olarak iade etmeme hakkı bulunmakta ise de, azlin haklı olup olmamasına göre talep edeceği miktar farlı olacağından tüm bu hususların tartışılması zorunludur. Bu tür davalılarda verilin aldığı avansın hesabını vermek, vekil edeninde kararlaştırılan vekalet ücretini ödediğini ispat etmek zorunluluğu vardır. Davalı, savunmasını ispat açsından bir kısım fatura ve belgelere dayandığına ve bu belgelerden bir kısmı yönünden davalı vekilin rakamlar üzerinde oynama yaparak miktarlarını yükselttiğinden bahisle hakkında ceza davası açıldığına göre, öncelikle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/261 esas sayılı dava dosyasının sonucu beklenilmeli, davalı vekilin bu ceza dosyasındaki verilen avanstan 10.000.000.000 Tl.nı vekalet ücretine mahsuben alıkoyduğuna ilişkin beyanı da gözetilmek suretiyle takip ettiği dava ve işler yönünden sözleşme hükümleri çerçevesinde ilgili dosya ve belgeler de incelenmek ve azlin haklı olup olmadığı tartışılmak suretiyle konusunda uzman bilirkişi veya kurulundan taraf, hakim ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmalı, böylece alınan avansın ne miktarının davacıya ait harcamalarda kullanıldığı, davalı vekilin davacıdan vekalet ücreti alacağı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmeli sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu hususun gözardı edilerek yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak süretiyle yazılı şeklide hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 450 YTL.duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,25.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.