Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/1043 E. 2006/6448 K. 25.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1043
KARAR NO : 2006/6448
KARAR TARİHİ : 25.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde vekili avukat … il edavalı vekili avukat … ‘ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı davalıya ait tapuda kayıtlı taşınmazı haricen satın aldığını ,70.000 DEM satış bedelini 77.000 DEM olarak ödediğini, ancak davalının taşınmazı üçüncü kişiye sattığını bildirerek ödediği 77.000 DEM satış bedeli ile kararlaştırılan 20.000 DEM cezai şartın tahsilini talep etmiştir.
Davalı,davacıdan satış bedeli olarak 55.000 DEM para aldığını ,ödeme güçlüğü içinde bulunan davacının borçlu olduğu dava dışı … ve … isimli kişilere onun bilgisi ve talimatı ile satıldığını ve satış bedelinden davacının borcunun mahsup edildiğini ,ayrıca bakiye satış bedelininde bu üçüncü kişiler tarafından ödendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı davalıya ait taşınmazda kiracı iken 70.000. DM. in 2000 DM.sini 27.7.1993 tarihinde …’e kapora olarak verildiğini, 33.000 DM.ın 10.8.1993 tarihinde …’in banka hesabına gönderildiğini, keza 5.000 DM.in 4.12.1996 tarihinde …’in banka hesabına gönderildiğini, 10.000 DM.’ı 10.6.1993 tarihli makbuz karşılığı ödediğini, bakiyesininde çeklerle ödendiğini ve ayrıca 7.000 DM.ında Atilla Akal’ın aracılığı ile olmak üzere toplam 77.000 DM ödeme yapıldığı halde taşınmazın üçüncü kişiye satıldığını bildirerek ödediği satış bedeli ve cezai şartın tahsili için eldeki davayı açmıştır.Davalı ise davacıya taşınmazı sattığını ancak satış bedeli olarak 55.000 DEM ödendiğini ,bakiye satış bedelinin ödenmediğini ,davacının borçlu olduğu üçüncü kişilere davacının talimatı ile tapunun devredildiğini ,davacının kendi borcu karşılığında tapunun devrini sağladığını ,mahsuptan sonra kalan bakiye satış bedeli olan 15.000 DEM in üçüncü kişilerce ödendiğini ,bu suretle satıştan doğan tapu verme sorumluluğunu yerine getirdiğini hatta davacının üçüncü kişilerle kira sözleşmesi yaptığını ve tahliye taahhüdünde bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.Dosya içinde yer … tapu kayıtlarının incelenmesinden dava konusu taşınmazın 7.7.2000 tarihinde dava dışı Recep Ateş’e satıldığı ,1.3.2002 tarihinde ise … tarafından … …ve… isimli kişilere satıldığı, bilahare … ..’e satıldığı anlaşılmıştır.Davalı davacıya yaptığı satışı kabul etmekle birlikte ,kendisi yurt dışında olduğu için işlerini kolay takip etsin diye …’e sattığını ,…e satışın, davacının satış bedelini kendisine ödediği takdirde davacıya devretmesi kaydıyla tapuyu verdiğini beyan etmiştir.Davacı ,davalının tüm bu iddialarını reddederek böyle bir kararlaştırma olmadığını taşınmazda kiracı olduğu için yeni maliklerle mecburen kira sözleşmesi yaptığını ve tahliye taahhüdünde bulunduğunu bildirmiştir.
Davalıya ait tapuda kayıtlı taşınmazın 27.7.1993 tarihli sözleşme ile davacıya satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir.(MK.706,BK.213,ve Noterlik Kanunu 60.maddesi) O nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz.Bu durumda taraflar verdiklerini haksız iktisap kurullarına göre geri isteyebilirler.Davalı tapuyu davacının talimatı ile onun alacaklılarına devrederek yükümlülüğünü yerine getirdiğini savunmuş ise de bu savunmasını yasal delillerle ispatlayamamıştır.Dosyada bulunan 7.7.2000 tarihinde Recep Ateş’e yapılan satış tapuda resmi bir şekilde yapılmış olup ,satış bedeli ödenirse davacıya tapunun geri verileceği konusunda bir kararlaştırma yapıldığı ispat edilemediği gibi taşınmaz Recep tarafından başkalarına satılarak tapusu verilmiştir.Dava konusu alacağın miktarı itibarıyla davada tanık dinlenme imkanı olmadığı gibi taraflarca bu konuda açık muvafakatta verilmemiştir.Kaldı ki davacının kiracı bulunduğu taşınmazın yeni malikleri ile yaptığı kira sözleşmesi ve tahliye taahhüdü vermesi de tapu devrine rıza gösterdiğini göstermez.Bu nedenle taraflar arasındaki geçersiz satış nedeniyle ödenen satış bedelinden davalının aldığını kabul ettiği 55.000 DEM satış bedeli dışında ve davacı tarafından ödendiği ileri sürülen bakiye satış bedeli karşılığı verilen ve karşılıksız kalan çeklerle ilgili olarak taraf delilleri sorulup değerlendirilerek sonucuna göre ödendiği ispat edilen satış bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde delillerin yanlış değerlendirilmesi sonucu davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine,2.bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA,450.00 YTL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.