YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10234
KARAR NO : 2006/14277
KARAR TARİHİ : 02.11.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zaman aşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalılar ile kardeş olduklarını, ortak murisleri …’dan kendilerine intikal eden 502 parsel sayılı taşınmaz hisselerinden, davalı kardeşlerinin kendilerine düşen paylarını kendisine satıp devrettiklerini, 502 parselin diğer paydaşları ile aralarında görülen izale-i şuyu davası sonunda taşınmazın ifraz edilerek 2683 parsel numarası verilen kısmının adına tescil edildiğini, ancak dava dışı … adlı kişinin, muris Keziban tarafından düzenlenen, 5.7.1971 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanarak … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 1992/61 esas, 1994/250 karar sayılı dava dosyası ile açtığı cebri tescil davası sonunda 2683 parselin 3233/7233 hisse yönünden tapu kaydının iptali ile … … adına tapuya tesciline karar verildiğini, davalıların hisse satış tarihinden öncesine ait hukuki sebebe dayanarak tapunun iptal edilmesi nedeniyle davalıların ayıba karşı tekeffül hükümleri gereğince sorumlu bulunduklarını ileri sürerek her bir davalı yönünden 35.000 YTL olmak üzere toplam 105.000 YTL alacağının tahsilini istemiştir.
Davalılar, tapunun iptaline dair kararın kesinleşmesinden itibaren 11 yıl geçtiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolduğunu, davacının annesi tarafından yapılan satış vaadini bilerek hisseleri satın aldığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, cebri tescil kararının kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazının reddi gerekir.
2-Davacı davasını açarken 1.417.50 YTL nispi harç yatırmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verildiğine göre alınması gereken 12.20 YTL red harcının, peşin alınan harçtan mahsubu ile bakiye 1.405.30 YTL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik harç iadesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Davalıların temyiz itirazlarının incelenmesinde;Davacı 105.000 YTL üzerinden dava açmış, davanın reddine karar verilmiştir. Davalılar kendilerini bir vekille temsil ettirmiş olduğundan davalı yan yararına, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince müddeabih üzerinden nispi olarak belirlenen 7.870.00 YTL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik vekalet ücretine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki yukarıdaki bentlerde açıklanan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunun kararın “Hüküm” başlıklı kısmının 2 nolu bendinde yazılı “01.42 YTL harcın mahsubu ile kalan 10.78 YTL harcın davacıdan alınmasına” sözlerinin karardan çıkartılmasına, yerine “1.417.50 YTL harcın mahsubu ile bakiye 1.105.30 YTL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine” sözlerinin yazılmasına, ayrıca hükmün 4 nolu bendinde yazılı “7.140.00” rakamlarının karadan çıkartılmasına, yerine “7.870.00” rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 2.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.