YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/35185
KARAR NO : 2020/17936
KARAR TARİHİ : 09.12.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda davacı, 27.11.2015 tarihli dilekçesinde; davalı tarafından dava açıldıktan sonra 24.11.2015 tarihinde 28.859,28 TL ödeme yapıldığını beyan etmiş olup; her ne kadar dosya içerisinde ödeme belgesi yer almamakta ise de, davalı tarafça ödeme yapılan tarihe ilişkin de herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. Mahkemece hükme esas alınan ek raporda, davacının bu hususa ilişkin ikrarı da nazara alınarak söz konusu miktar oransal olarak dağıtılarak talep konusu alacaklardan mahsup edilmiş olup; bakiye alacaklar hüküm altına alınmıştır. Hal böyle olmakla birlikte, davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti hesabında reddedilen kısmın dava açıldıktan sonra yapılan ödemelerden kaynaklandığı gözardı edilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin dava dilekçesindeki talep miktarları ile hükme esas alınan 03.05.2016 tarihli ek rapora göre, dava açıldıktan sonra 24.11.2015 tarihinde yapılan ödeme öncesi hak kazanılan alacak miktarları gözetildiğinde, yıllık izin ücreti alacağının bir kısmı dışında davacınınn dava açtığı tarih itibariyle reddi gereken bir alacağının bulunmadığı, dolayısıyla davacının dava açarken yıllık izin ücreti alacağının bir kısmı dışında talep ettiği miktarlarda bir kusurunun bulunmadığı görülmüştür. Yıllık izin ücreti alacağı bakımından da dava dilekçesindeki talep miktarı 1.500,00 TL olup; hükme esas alınan ek rapora göre, davacının toplam 1.280,40 TL yıllık izin ücretine hak kazandığı tespit edilmiş olup; dava açıldıktan sonra 24.11.2015 tarihinde yapılan 1.008,65 TL’lik ödeme miktarının tenzili ile davacının bakiye 271,75 TL yıllık izin ücreti alacağı bulunduğu tespit edilmiş ve bu miktar mahkemece hüküm altına alınmıştır. Buna göre, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı lehine yalnızca 219,60 TL vekelat ücretine hükmedilmesi gerekirken, 2.637,64 TL vekalet ücretine karar verilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç:
Hüküm fıkrasında yer alan;
“Davalı vekili için 2637,64 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin çıkartılarak yerine;
“Karar tarihinde yürürülükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre hesaplanan 219,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalı … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, 09.12.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.