YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4908
KARAR NO : 2009/6737
KARAR TARİHİ : 01.06.2009
MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.05.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim ve soyisim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Davacı, dava konusu . Köyü 34 parselin murisi . oğlu ….’e ait olduğu halde olduğu halde tapu kaydında soy ismi yazılmadığından bahisle tapu kaydında düzeltme yapılmasını talip etmiştir. Mahkemece tapu kaydında paydaş olarak gözüken. oğlu …’nin babası olduğunu kanıtlayamadığından bahisle dava reddolunmuş, hükmü davacı temyiz etmiştir.Kaydında düzeltme talep edilen taşınmazın kadastro tutanak içeriğinde “.” isimli kişinin oğulları “. ve .”e bu yeri hibe etmesi nedeni ile taşınmasın . oğlu … ve. adına tespit tescillerinin yapıldığının bildirilmesi ve dosya içerisinde bulunan nüfus kayıt örneklerine göre . oğlu . ve . isimli kişilerin bulunmadığının görülmesi ve davacının .” isimli kişinin dedesi olduğunu, nüfus kayıt örnekleri celp edilen .” soy isimli kişilerin .’un resmi evliliğinden olan çocukları olduğu ve murisi babası …’nin annesi . ve babası .f arasında resmi evlilik bulunmadığından anne hanesine yazılması sebebi ile soyadlarının nüfus kayıtlarında “.” olarak yazıldığının iddia edilmesine rağmen, davacıların nüfus kayıtları ile tapulama tutanağı içerisindeki açıklamalar arasında irtibatı sağlayacak incelme ve araştırma yapılmadan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece yapılması gereken taşınmaz başında keşif yapıp, taşınmazı ve müşterek maliklerini bilen tanıklar ve davacının murisi babası . oğlu …’nin kardeşi olduğunu iddia ettiği “ .” soyisimli şahıslar dinlenmeli tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 01.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.