Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/9393 E. 2006/12830 K. 02.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9393
KARAR NO : 2006/12830
KARAR TARİHİ : 02.10.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 6.10.2003 tarihinde ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşme ile davalının üzerinde bulunan maden sahasının yarısına ortak olduğunu, davalı tarafından sahadan toprak çıkarılarak üçüncü şahıslara satılmasına rağmen kendisine düşen payın verilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 10.000.000.000 TL’nin faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, Maden Yasasının 5. maddesi gereğince maden sahasına ilişkin ruhsat haklarının devredilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kesin süreye rağmen delillerini ibraz edemeyen davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davayı açarken davalı ile noterde düzenlemiş oldukları 6.10.2003 tarihli ortaklık sözleşmesine dayanmıştır. Mahkemece 14.9.2004 tarihli ikinci celsede mazeretli olan davacı vekiline, delillerini ibraz etmesi için bir sonraki celseye kadar kesin mehil verilerek ara kararı meşruhatlı davetiye ile davacıya tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından sonraki celselerde delillerin bildirilmesi için tekrar süre talebi üzerine mahkemece talep kabul edilerek, gösterilen tanıklar bulundukları yer mahalline talimat yazılmak suretiyle dinlenmiş, mahkemece daha önce verilen kesin süreye rağmen delillerini bildirmeyen davacının, sonradan tanık listesi vermek suretiyle tanık deliline dayanamayacağı belirtilerek davanın, ispat edilemediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Davacı, bu davayı açarken 6.10.2003 tarihli ortaklık sözleşmesi, muhasebe kayıtları ve her türlü delile dayanmış olup, mahkemece bu belgeler üzerinde inceleme yaptırılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, delillerin ibrazı için verilen kesin süre, bu süreye riayet edilmemesi dolayısıyla davanın bu sebepce reddi için hukuki sonuç doğurmaz. Kaldı ki kesin mehil, davanın bir an önce sonuçlanmasını sağlamaya yönelik bir tedbir olup, davacı vekiline gönderilen meşruhatlı davetiyede, delillerin süresinde bildirilmemesi halinde dosyada mevcut belgelere göre karar verileceği hususu da açıkca belirtilmiştir. O halde mahkemece dava dilekçesinde belirtilmiş ve ibraz edilmiş olan mevcut delillere göre esastan bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kesin mehle riayetsizlik nedeniyle usulden reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 2.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.