YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12301
KARAR NO : 2006/16620
KARAR TARİHİ : 21.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen raddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, ölenin anne … ve kardeşleri olduklarını, murislerinin narenciye bahçesinde çalışırken elektrik tellerinin kopması sonucu elektriğe kapılarak hayatını kaybettiğini ileri sürerek maddi manevi toplam 4 500 000 000 Tl nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş,ıslah dilekçesi ile de anne ve … için toplam 6 964 235 225 TL maddi,4 000 000 000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
Davalılardan … Aş ölen 13 yaşındaki Rıdvan Kızıl’ın davalı …tarafından amele pazarından gündelik çalıştırmak için getirildiğini, kesim sonrası olayın olduğunu, ölen ile aralarında hizmet akdinin bulunmadığını, davalı … ise arızanın bildirilmesi üzerine derhal giderildiğini, kusurlarının olmadığını savunarak davanın reddini dilemişler, diğer davalı savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece,anne ve babanın maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne,kardeşlerin maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne,davalı … Müessese müdürlüğünün manevi tazminattan sorumlu olmamak … ile hükmedilen tazminatın davalılardan kusurları oranında faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece tefhim edilen kısa kararda ” maddi ve manevi tazminatın faizi ile davalılardan kusurları oranında tahsiline” dendiği halde, gerekçeli kararda “manevi tazminattan davalı … müessese Müdürlüğünün sorumlu olmadığına” karar verilmiştir. Esas karar tefhim edilen kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara uygun düzenlenmesi gerekir. 10.4.1992 … ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da bu yöndedir. Mahkemece önceki karala bağlı olmaksızın, karar verilmesi gerekir. Bu durumda kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine uygun olmaması nedeniyle hüküm bozulmalıdır.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte belirtilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmediğine, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.