Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/12076 E. 2006/16179 K. 04.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12076
KARAR NO : 2006/16179
KARAR TARİHİ : 04.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davaca avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş isede pul alındığına dair kayıt ve belge olmadığından duruşma isteğinin red edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, davalı ile kardeş olduklarını, 1993 yılında ortak olarak açtıkları marangoz dükkanını 2000 yılına kadar birlikte çalıştırdıklarını, kazanılan tüm geliri davalının aldığını, kazanılan paralarla taşınmaz satın almak için dava dışı emlakçı … ile anlaşıp taşınmaz bedelinide ödediklerini, ancak emlakçı dava dışı …’ın tapuyu vermediği gibi aldığı parayıda iade etmediğini, emlakçının aldığı paraya karşılık taşınmaz üzerine ipotek koydurduğunu ve ayrıca davalıya da senet verdiğini, daha sonra davalı ile anlaşamamaları nedeniyle marangoz işletmeciliğini tasfiye ettiklerini, ….’da halen paranın tahsil edilmesinden sonra paylaşılması hususunda davalı ile anlaştıklarını, ancak davalının dava dışı Emlakcı … aleyhine icra takibi yaparak aldığı paradan kendine pay vermediğini, icra takibinede davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek takibe konulan miktardan 16.050.000.000 TL’na yönelik vaki itirazın iptalini istimiştir.
Davalı, davacının icra takibinde dayanak olarak elden verilen borç parayı gösterdiğini, dava dilekçesindeki iddiaların, genişletilmesi yasağı kapsamında bulunduğunu, taşınmazı kendi parası ile aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, marangoz işletmeciliğine ilişkin ortaklığın fesih ve tasfiye edildiği, davacının iddiasını ispatlıyamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı aleyhine yaptığı icra takibinde davalıya elden verilen borç parayı dayanak gösterip 41.333.333.333 TL’nın tahsilini istemişsede, dava dilekçesinde ve yargılamadaki aşamalarda, birlikte ortak taşınmaz satın almak için dava dışı emlakcı … a verilen paranın tahsili amacıyla davalının yaptığı icra takibinde …’dan aldığı paradan hissesine düşen kısma vaki itirazın iptalini talep ettiğini bildirmiştir. Bu itibarla taraflar arasındaki uyuşmazlığında bu taleple sınırlandırılıp değerlendirilmesi gerekir. Hemen Belirtmek gerekir ki dava tarafları kardeş olup, olayda tanık dinlenmesi HUMK’nun 293. maddesi uyarınca mümkündür. Dinlenen davacı tanıkları, davacı ve davalının taşınmazı birlikte satın alıp bedelinide dava dışı emlakçıya verdiklerini, tapunun alınması durumunda emlakçıdan tahsil edilecek paranın davacı ve davalı arasında paylaştırılacağının kararlaştırıldığını belirterek davacı iddiasını doğrular şekilde beyanda bulunmuşlardır. Taraflar kardeş olup, davacı iddiası tanık beyanlarıylada kanıtlandığından, davalının dava dışı emlakçıdan tahsil ettiği paranın 1/2’sini davacıya ait olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davalının dava dışı emlakçı aleyhine yaptığı icra takipleri sonucu elde ettiği para belirlenmeli bu belirlenen paranın 1/2’sinde davacının hakkı olduğu kabul edilerek hasıl olacak sonucu uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davacı yarına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.