YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6184
KARAR NO : 2022/9088
KARAR TARİHİ : 17.10.2022
Suça sürüklenen çocuklar …, …, … ve … haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından gerçekleştirilen yargılama sonunda, suça sürüklenen çocuklardan …ın atılı suçlardan mahkumiyetleri ile…’ın beraatine… hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.09.2014 gün ve 2011/189 Esas, 2014/281 Karar sayılı hükümlerin katılan mağdure vekili, suça sürüklenen çocuklar… ve…müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.12.2021 gün ve 2021/2044 Esas, 2021/10262 Karar sayılı ret, onama, bozma yönündeki kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2022 günlü, 14 – 2014/350593 sayılı itiraznamesiyle 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin iki ve üçüncü fıkraları gereğince itiraz edilmesi nedeniyle dosya Daireye gönderilmekle tetkik edildi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görüldüğünden İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizin 23.12.2021 tarih ve 2021/2044 Esas, 2021/10262 sayılı temyiz isteminin ret, onama, bozmaya dair hükmünün 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkraları uyarınca KALDIRILMASINA karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Suça sürüklenen çocuk … yönünden kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Olay tarihinde on iki- on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğa isnat edilen beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının 6545 sayılı yasa ile değişiklik öncesi 5237 sayılı TCK’nın 103/2, 103/6 ve 109/1, 109/3f, 109/5 maddelerinde düzenlenip, öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 66/1-c, 66/2 maddelerinde belirtilen 10 yıllık olağan dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve beraat eden suça sürüklenen çocuğun mahkeme sorgusunun yapıldığı 21.07.2011 tarihi ile inceleme tarihi arasında bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca müsnet suçlardan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Suça sürüklenen çocuklar… ve… haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezaların nevi ve miktarları itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği gibi ceza verilmesine yer olmadığı kararının da dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, katılan mağdure vekili ile suça sürüklenen çocuklar…ve… müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Suça sürüklenen çocuklar… ve… haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Suça sürüklenen çocuklar… ve…’in olay günü mağdureyi birlikte okulun bodrum katına indirdikten sonra …ve …ın mağdureye organ sokmak suretiyle eylemlerini gerçekleştirdiği, …’in diğer suça sürüklenen çocuklar ile birlikte hareket ettiği olayda suça sürüklenen çocuk …’in 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi anlamında diğer suça sürüklenen çocuklar ile doğrudan birlikte işlendiği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suça sürüklenen çocuğu eyleminin TCK 103/1 maddesi kapsamında kaldığından ve söz konusu suç yönünden cezai ehliyeti bulunmadığından bahisle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 31.01.2014 tarihli raporda mağdurenin 24.05.2011 günlü eylemden dolayı ruh sağlığının bozulduğu belirtilmiş ise de, mağdureye cinsel istismarda bulunan suça sürüklenen çoçuklar …ve …ın, bu eylemlerinden dolayı kastetiklerinden daha farklı ve ağır olan ruh sağlığı bozulması neticesinin meydana geldiği, TCK’nın 23. maddesi uyarınca kişinin gerçekleşen fakat kastetmediği bu neticeden sorumlu tutulabilmesi için en azından taksirle hareket etmiş olması gerektiği, somut olayda mağdure ile suça sürüklenen çocukların dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumları, eğitim düzeyleri, kişisel özellikleri nazara alındığında ağır netice olarak ortaya çıkan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın suça sürüklenen çocuklar tarafından öngörülemeyeceği ve taksirle dahi hareket etmesinin söz konusu olmadığı bu durumun ancak aynı Kanunun 61 maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeden haklarında TCK’nın 103/6. maddesinin uygulanması,
Suça sürüklenen çocuklar …ve…hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan dolayı 5237 sayılı TCK’nın 103/2, 103/6, maddeleri gereğince belirlenen cezada aynı Kanunun 31/2. maddesi ile 1/2 oranında indirim yapıldığında bulunan 7 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasının aynı maddenin son cümlesi uyarınca 7 yıla indirilmesinden sonra takdiri indirimin bu miktar üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuklar…ve… müdafileri ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.