Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/12522 E. 2006/16330 K. 14.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12522
KARAR NO : 2006/16330
KARAR TARİHİ : 14.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne kısmen reddine birleşen davanın ayrı bir esasa kaydedilmesine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … ile davacı vekili avukat …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının vekil olarak takip ettiği … 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1998/939 esas sayılı dosyası ile hükmedilen alacağın tahsili için başlattığı icra takip dosyasından 7.1.2002 tarihinde 15.835.460.000 TL para tahsil etmesine rağmen kendisine önce bilgi vermediğini, sonra peyder pey olmak üzere toplam 9.500.000.000 ödediğini, bakiye 6.335.460.000 TL asıl alacak ile dava tarihine kadar işlemiş faiz olarak 3.512.633.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiş, birleşen davası ile de davacıya ait bir çok hukuki işlem ve takip ettiği dava dosyaları için vekalet ücreti alacağı bulunduğunu ileri sürerek 6.481.347.000 TL asıl alacak, 4.861.010.250 TL işlemiş faizin tahsilini istemiştir.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan rapor esas alınmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 4.847.96 YTL asıl alacak ile 3.512.63 YTL işlemiş faizin tahsiline, birleşen davanın ise bu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece verilen kısa kararda, “Asıl davanın kısmen kabulü ile, 4.847.96 YTL asıl alacak ile 3.512.63 YTL işlemiş faizin tahsiline” şeklinde hüküm kurulduktan sonra gerekçeli karar yazılması sırasında mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı alacağının 4.266.71 YTL olarak hesaplanmasına rağmen kısa kararda zuhulen 4.847.96 YTL olarak yazıldığını, taraflara suret verilmesi ve kararın Uyapa girilmesi nedeniyle bu maddi hatanın paraf yoluyla düzeltilmesinin mümkün olmaması ve gerekçeli kararın tefhim edilen kısa karara uygun bulunması gereği nedeniyle, davacı alacağının 4.266.71 YTL olmasına rağmen 4.847.96 YTL üzerinden hüküm kurulması gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Bu şekilde kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmıştır. HUMK.nun 382-388 ve 389 maddeleri gereğince kararların farklı ve çelişkili olması mahkemelere olan … ilkesini zedeler. Bu durumda, 10.4.1992 … ve 1991/7 esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi, mahkemece, kısa karar ile bağlı kalınmaksızın, ancak, kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilebilmesi için usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerekir.
2-Bozma şekil ve sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle, tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın 12.20 YTL’sı davacıya, 420.90 YTL’sı davalıya istek halinde iadesine, 14.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.