YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11963
KARAR NO : 2006/16479
KARAR TARİHİ : 18.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının verdiği 14.7.2003 tarihli vekalet ile satış protokolüne dayanarak 20.000 YTL. üzerinden borçlu Engin … aleyhine icra takibi yaptığını, yazılı ücret sözleşmesi yapılmadığını, davalının başka bir avukata da vekalet vererek mükerrer icra takibi yapıldığını öğrendiğini ve 1.9.2003 tarihinde de haksız olarak azledildiğini ileri sürerek, … Barosu Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.743 YTl. vekalet ücretinin azil tarihinden faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya dava dışı Engin …’e verilen kaporanın iadesine ilişkin ihtar çekmesi için vekalet verdiğini, davacının talimatı olmadığı halde ihtar çekmeyip icra takibinde bulunduğunu, bu nedenle azlettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davalının icra takibi yapılması için kendisine bir yetki verildiğini kanıtlamayamadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacıya davalı tarafından verilen 14.7.2003 tarihli vekaletnamenin her türlü icra takibi ve davanın açılması ve sonuçlandırılmasına ilişkin yetkileri de kapsayan genel bir vekaletname olduğu ve takibin dayanağını oluşturan protokol aslının davacı yedinde olup icra müdürlüğüne tevdii edildiği ve yargılama aşamasında da mahkemeye ibraz edildiği davacı tarafından davalı adına yapılan 4.8.2003 tarihli icra takibinin ödeme emrinin tebliği aşamasında 1.9.2003 tarihinde azledildiği dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının talimat dışı icra takibi yaptığından ve yemin de teklif etmediğinden davanın reddine karar verilmiştir. Davalı tarafından davacıya verilen genel vekaletname kapsamından davacı avukatın davalı adına davalar açıp, icra takiplerinde bulunması konusunda genel bir yetki verilmiş olduğundan davalının ayrıca bir talimatının aranmasına gerek yoktur. Aksinin yani davalının yazılı vekaletname kapsamı dışında talimatının bulunmadığını yasal delillerle kanıtlaması gerekir. Mahkemece, davalıya bu konudaki delilleri sorularak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile isbat yükü ters çevrilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.