Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/6434 E. 2009/7089 K. 08.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6434
KARAR NO : 2009/7089
KARAR TARİHİ : 08.06.2009

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.05.2008 gününde verilen dilekçe ile ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalıların murisi … .adına kayıtlı 279 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının davacı ile … . arasındaki düzenleme ölünceye kadar bakma sözleşmesi uyarınca iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
Davalılar, murise kendilerinin ve özellikle davalı …’in baktığını, davacının murisle ilgilenmediğini iddia ederek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkeme davanın reddine karar vermiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, düzenleme suretiyle ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre;
Davalıların babası, davacının dedesi olan … ., kendisine ölünceye kadar bakıp gözetmesi karşılığında 279 parsel sayılı taşınmazını ölümünden sonra hüküm ifade etmek kaydıyla 02.10.2003 günlü düzenleme noter sözleşmesiyle davacıya temlik etmiştir. Sözleşme usulüne uygun olarak düzenlenmiş olup geçerlidir. Davalılar muvazaa iddiasında bulunmamışlardır. Sadece davacının bakım alacaklısına bakmadığını, murise kendileri tarafından bakıldığını savunmuşlardır. Dinlettikleri davalı tanıkları da bu doğrultuda beyanda bulunmuşlardır.
Bakım alacaklısı … .. sağlığında bakım borçlusunun edimini yerine getirmediğini iddia ederek bir hukuki yola başvurmuş değildir. Bu durumda artık, bakım alacaklısının ölümünden sonra mirasçılarının bakım borçlusunun edimlerini yerine getirmediği şeklindeki iddialarının dinlenme olanağı yoktur. Kaldı ki, davacı tanıkları da, davacının edimlerini yerine getirdiğini belirtmişlerdir. Hal böyle olunca, mahkemece davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenle kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 08.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.