Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/5601 E. 2006/10448 K. 26.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5601
KARAR NO : 2006/10448
KARAR TARİHİ : 26.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı maliki olduğu taşınmazın dava dışı kurum tarafından kamulaştırılması üzerine tezyid-i bedel davası açması için davalı avukatı vekil tayin ettiğini ve bu hususta sözleşme düzenlendiğini, sözleşmenin geçersiz olduğunu, davalı avukatın tezyid-i bedel davası sonunda ilamı icraya koyarak 3.2.2000 tarihinde toplam 82.393.840.000 TL tahsil ettiği halde kendisine 49.131.796.000 TL ödediğini, davalının ödemesi gereken 32.000.000.000 TL ana para ve bu miktarın işlemiş faizinin 78.000.000.000 TL olduğunu ileri sürerek 110.000.000.000 TL’nın faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, icra dosyasında kesintiler sonucu 78.675.340.000 TL aldığını, bu miktardan sözleşme ile kararlaştırılan vekalet ücreti, tezyid-i bedel davasında mahkemece hükmedilen vekalet ücreti ile icra vekalet ücretinin mahsubunun gerektiğini, aşamalardan davacıyı haberdar ettiğini, davacıya 27.250 DM ve 37.500 Dolar gönderdiğini, davacının yazılı veya sözlü bir talimatı olmadığı için parayı muhafaza ettiğini, paranın geç ödenmesinde kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle 28.175.853.800 TL asıl alacak ve taleple bağlı kalınarak 78.000.000.000 TL işlemiş faizin tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Taraflar arasında düzenlenen 16.12.1997 tarihli ücret sözleşmesinde davalı avukata artırılacak miktarın % 15’nin ödeneceği kararlaştırılmış olup, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu uyarınca hasılı davaya iştirak niteliğinde bulunduğundan sözleşme bu yönüyle geçersiz isede, avukatın asgari ücret tarifesi uyarınca ücret isteme hakkı bulunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalıların murisi avukata sözleşme uyarınca ücret verilmediği gibi avkatlık asgari ücret tarifesi uyarınca ücret takdir edilmemiştir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek tezyid-i bedel davasına ait kararın kesinleştiği tarihteki yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca davalı avukata ücret takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3-Avukatlık Kanununun 164/Son maddesi uyarınca sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça karşı tarafa yüklenen ücret avukata aittir. Karşı taraf yükletilecek vekalet ücretinin miktarı dava ve icra takibinin sonuçlanması ile belli olur. Kamulaştırma bedelinin artırılması davası sonuçlanıp parada icra kanalıyla tahsil edildiği için teyhid-i bedel davası sonunda karşı tarafa yüklenen vekalet ücretini davalının hak ettiğinin kabulü zorunludur. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, tezyid-i bedel davası sonunda karşı tarafa tahmil edilen vekalet ücretinin davalı avukata ait olduğu kabul edilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarada (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentler uyarınca temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.