YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11381
KARAR NO : 2007/15104
KARAR TARİHİ : 12.12.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 2.4.2001 tarihli sözleşme ile davalıya ait döviz bürosuna 39000 DM ödeyerek ortak olduğunu,aralarında anlaşmazlık çıkınca ortaklıktan çıkarıldığını,alacağı olan 19.940 Euro’dan 6825 Euro’nun iade edildiği,bakiye 13115 Euro ödenmediğinden icra takibi başlattığını davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek ,itirazın iptaline,icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile 39000 DM ödemesi karşılığında kar ortağı olduklarını,ancak ortaklık sona erince parasının kendisine elden ödenerek davacıda bulunan 2.4.2001 tarihli sözleşme aslını aldığını,fotokopi belge ile icra takibi yapıldığını ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davalı ile kurdukları adi ortaklığa yatırdığı sermayenin ortaklığın sona ermesi nedeniyle kendisine iade edilmesi talebi ile bu davayı açmıştır. 2007/11381-15104
Davalıda,davacıya talep ettiği paranın ortaklık sona erdiğinde ödendiği savunmasında bulunmuş,mahkemece 12.4.2005 tarihli karar ile davanın reddine karar verilmiş,hükmün taraflarca temyiz edilmesi üzerine dairemizin 21.2.2006 tarihli 2005/15636 esas 2006/2178 karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.Bozma ilamında açıkça davalının ödeme iddiasında bulunduğuna göre bu iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği ancak yazılı belge ibraz ederek kanıtlayamadığı belirtilerek ,davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması belirtilmiştir.Yani yapılacak işlem davalı tarafından davacıya ödeme konusunda yemin teklif etme hakkı olduğu yönündedir.Mahkemece bozma ilamına uyulduğuna göre artık davacı lehine kazanılmış hak doğmuştur.Bu aşamadan sonra davalı başka bir belge ve delil ibraz edemez.Kaldı ki bahis konusu belge adi ortaklığın kurulduğunu ve varlığını gösteren bir belgedir.Davacının davalıdan borçlu olduğunu gösteren bir belgede değildir.Bu nedenle mahkemece bozma doğrultusunda işlem yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken,aksi düşüncelerle davalıya yemin delilini kullandırmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.