YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10989
KARAR NO : 2006/14793
KARAR TARİHİ : 13.11.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların müteahhidi oldukları inşaattan bir daireyi dava dışı … ’dan devir aldığını, 34.000 DM peşinat ile aylık 150 YTL.ndan aidat ödemelerini yaptığını , dairenin geç teslim edildiğini ve fahiş ödeme yapıldığını ileri sürerek, fazla ödenen 10.000 DM. ile 1.000 YTL. eksik imalat bedelinin faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için, yasanın amacı içinde mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta ise, davacı ile müteahhit davalı … arasında yapılan “ … yapı konut üye sözleşmesi “ içeriğine göre taraflar arasında inşaatın yapımı konusunda bir yapı ortaklığının kurulduğu, dolayısıyla bir daire alım-satım sözleşmesi olarak kabulünün mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, taraflar arasındaki uyuşmazlığın da Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu uyuşmazlığa genel mahkemede bakılıp sonuçlandırılması gerekirken, Tüketici Mahkemesi olarak yargılama yapılıp, karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince taraflarca temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2.bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 13.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.