Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/5629 E. 2012/25782 K. 19.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5629
KARAR NO : 2012/25782
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; davacının, 2006 yılından fesih tarihi olan 01/03/2010 tarihine kadar davalı şirkete bağlı olarak Aydın Devlet Hastanesinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini davacının yıllık izinlerini kullanamadığını, haftanın altı günü, dini bayramların ilk iki günü hariç diğer günlerinde, resmi bayram günlerinde sürekli olarak çalıştığını, ancak bu çalışmaların karşılığının ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti alacağı, fazla mesai (fazla çalışma, dini, ve resmi tatil günleri çalışması) ücretinin faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; açılan davanın yerinde olmadığını, Aydın Devlet Hastanesinin ihale ile güvenlik hizmetini satın aldığını, asıl işverenin hastane olduğunu, ihale süresinin belirli olduğunu, davacı ile aralarındaki sözleşmenin de belirli süreli iş sözleşmesi olduğunu, sürenin bitiminde hiç bir bildirime gerek kalmadan iş sözleşmesinin sona erdiğini, bu sebeple davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına hak kazanamadığını, ayrıca işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, üç vardiya sisteminin uygulandığını davacının yıllık ücretli izin ve ulusal bayram ve genel tatil çalışma ücreti alacağının olmadığını, zira davalı şirketin ihale mevzuatına göre işçilik maliyetine yansıtmadığı alacaktan sorumluluğunun söz konusu olmadığını, kıdem tazminatı dışındaki taleplere uygulanacak faizin türü ve başlangıç tarihinin dava dilekçesinde hatalı gösterildiğini ifade ederek davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan vekili; davacının, davalı şirketin işçi olduğunu, davalı şirketin güvenlik hizmetini ihale ile satın aldığını, davacının taleplerinden alt işverenin sorumlu olduğunu, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca açılan davanın haklı sebebe dayanmadığını, davacının fazla çalışma ve izin ücreti alacağının da bulunmadığını ifade ederek davanın reddini istemiştir.Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı işverenin iş sözleşmesini haklı bir sebep bulunmaksızın feshettiği ve diğer taraftan davacının, yıllık izin ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil çalışması ücreti alacakları bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş mevzuatımızda esas olan ücret “genel anlamda” ücret bir başka ifadeyle “çıplak” ücrettir. Bu itibarla kanunda açıkça giydirilmiş ücretin dikkate alınacağının belirtilmediği işçi hakları bakımından çıplak ücretin göz önünde bulundurulması zorunludur. Şu halde kıdem tazminatının giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanması, yıllık izin ücretinin ise çıplak ücret üzerinden hesaplanması gereklidir.
Somut olayda bilirkişice davacının 2010 yılı Şubat ayı ücret bordrosu dikkate alınarak günlük brüt çıplak ücretinin 27,70 TL olduğu kabul edilip bu ücret üzerinden yıllık izin ücretinin hesaplandığı, yine bu ücrete rayiç üzerinden … ve yemek sosyal yardımı eklenip kıdem tazminatının hesaplandığı görülmektedir. Oysa dosyaya ibraz edilen bordrolara göre davacının ücretinin asgari ücret olduğu ve bilirkişinin günlük brüt çıplak ücret olarak kabul ettiği ücretin içinde … sosyal yardımının da bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu şekilde yıllık izin ücretinin giydirilmiş brüt ücret üzerinden, kıdem tazminatının ise iki kez giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanarak fazladan yıllık izin ücreti ile kıdem tazminatının hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkemece davacının taleplerinden reddedilen kısmın hakkaniyet indirimi ile ilgili olduğu, bunda davacının kusurunun bulunmadığı ve davalı vekili lehine vekalet ücreti takdir etmenin objektif iyi niyet kurallarına aykırı olacağı gerekçesiyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Somut olayda; davacının fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil çalışması ücreti olarak 500,00 TL talep ettiği, ancak bu taleplerini ayrıştırmadığı, mahkeme tarafından davacının fazla çalışma yapmadığının belirlendiği ve hakkaniyet indirimi neticesinde 125,00 TL ulusal bayram ve genel tatil ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Hakkaniyet indirimi dışında da reddedilen kısım bulunduğundan davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da ayrıca bozma sebebi yapılmıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.