Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/5766 E. 2012/25784 K. 19.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5766
KARAR NO : 2012/25784
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, ücret alacağı, fazla çalışma ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket bünyesinde 1996 yılı Eylül ayından 18.11.2009 tarihine kadar önce tanıtım mümessili sonra ise bölge müdürü olarak kesintisiz çalıştığını, tanıtım mümessili olduğu dönemde hafta içi 08.00 – 20.00 saatleri arasında, ayda iki cumartesi de 08.30 – 18.00 saatleri arasında çalıştığını, bölge müdürü olarak görev yaptığı dönemde ise 08.00 – 19.00 saatleri arasında çalıştığını, davacının dışında aynı ofiste görev yapan iki bölge müdürü daha bulunduğunu, bölge müdürlerinin koordinasyonunu ve denetimini sağlayan üst sorumlu kişinin ise şirket merkezinde bulunduğunu, davacı ve diğer müdürlerin bu kişi tarafından denetlendiğini ve bu kişiden talimat aldıklarını, merkezdeki bu kişinin diğer müdürler vasıtasıyla denetimi sağladığını, giriş çıkış saatlerini denetleyip her an bilgi alabildiğini, bu sebeple davacının bölge müdürü olduğu dönemde işe geç gelme ya da işten geç çıkma gibi bir lüksü olmadığını, bunun dışında hafta tatili çalışmaları da olduğunu iddia ederek fazla çalışma ücreti ile hafta tatili çalışması ücreti alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili şirketin bir holding yapısına sahip olduğunu, çalışmanın batı standartlarında olduğunu ve hiçbir zaman fazla çalışma olmadığını, hafta tatillerinde de çalışılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının fazla çalışma yaptığını ispat ettiği, hafta tatili çalışmasını ise ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı ve yapmışsa miktarının ne olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği … sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği kabul edilmelidir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle delillendirilememesi durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının … sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile delillendirmesi gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt … sürülmemesi, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz.
Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir.
İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.
Somut olayda; davacının davalı işyerinde önce ilaç tanıtım mümessili sonra ise bölge müdürü olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının bölge müdürü olarak görev yaparken fazla çalışma yapıp yapmadığının belirlenebilmesi için öncelikle davalı şirketteki çalışma sistemine ilişkin düzenlemelerin dosya kapsamına dahil edilmesi, sonrasında şirket merkezinde bulunan ve davacının üstü konumundaki yönetici ile aralarındaki hiyerarşinin netleştirilip bu yöneticinin davacının çalışma sistemi üzerinde etkili olup olmadığının tespiti ile davacının fazla çalışma ücreti talebinin değerlendirilmesi gerekirken bunun yapılmayarak eksik incelemeyle hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Bozma sebebine göre de sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.