Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/10342 E. 2006/12833 K. 02.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10342
KARAR NO : 2006/12833
KARAR TARİHİ : 02.10.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı karşı davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 27.4.2000 tarihinde haricen düzenlenen satış sözleşmesi ile davalıdan satın almış olduğu … kendisine teslim edilmediğini ileri sürerek, … olduğu bedelin tahsili için başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kadastro tesbiti yapılmamış olan evini davalıya 2.000.000.000 TL bedel karşılığında sattığını, satış bedelinin 1.500.000.000 TL’lik kısmının ödendiğini kalan miktarın ödenmediğini savunarak davanın reddini dilemiş, birleştirilen dava ile de ödenmeyen satış bedeli olan 500.000.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 2.000.000.000 TL’lik satış bedelinin 1.500.000.000 TL’lik kısmının ödendiği, senette belirtilen 5.000.000.000 TL’nin satıştan vazgeçme halinde cezai şart olarak düzenlendiği, davacının evde kiracı olduğunu bilerek taşınmazı satın almış olması nedeniyle cezai şart tazminatının koşullarının da oluşmadığı belirtilerek asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında 27.4.2000 tarihli haricen düzenlenen satış sözleşmesi ile, içinde kiracı bulunan davalıya ait … davacıya 2.000.000.000 TL bedel karşılığında satıldığı, 1.500.000.000 TL’lik satış bedelinin ödendiği, kalan miktarın ödenmediği, satıştan cayan tarafın tazminat ödemesi amacıyla sözleşmede satış bedelinin 5.000.000.000 TL olarak gösterildiği tarafların beyanları ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Tapusuz taşınmazların haricen devri geçerli ise de tapulu bir taşınmaz malın mülkiyetinin başkasına devri ya da devir vaadini öngören sözleşmelerin geçerli sayılması,
Borçlar Kanunu 213, Tapu Kanunu 26, Noterlik Kanunu 60 ve Türk Medeni Kanunu’nun 706. maddeleri uyarınca resmi şekilde yapılmasına bağlıdır. Burada öngörülen şekil, sözleşmenin geçerlik … olup, kamu düzenine ilişkindir ve doğrudan gözönünde tutulur. Geçerli olmayan taşınmaz satış sözleşmesine dayanılarak cezai şart da istenemez. Zira cezai şart asıl borca ilişkin fer’i haklardandır. Asıl borç hükümsüzse cezai şart da hükümsüzdür. Taraflar ancak verdiklerini haksız iktisap kuralları uyarınca geri isteyebilirler. Dosyada mevcut olan tapu sicil müdürlüğü yazısı ve diğer belgelerden, dava konusu taşınmazın tapulu olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Öte yandan sözleşmede geçen (…deprem konuğu olarak oturmakta olduğum) sözleri nedeniyle … davalı satıcıya deprem konutu olarak tahsis edilip edilmediği, bu şekilde bir tahsis var ise bu amaçla tahsis edilen … satışı konusunda herhangi bir yasal engelin bulunup bulunmadığı da mahkemece araştırılmamıştır. O halde mahkemece öncelikle taşınmazın tapulu olup olmadığı, deprem konutu olarak davalıya tahsis edilip edilmediği, deprem konutu olarak tahsis edilmişse üçüncü kişilere devri yönünden yasal bir engel bulunup bulunmadığı hususları araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 2.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.