YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4053
KARAR NO : 2022/7979
KARAR TARİHİ : 09.11.2022
MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 28.12.2017 tarih ve 2009/330 E. – 2017/572 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi’nce verilen 08.04.2021 tarih ve 2020/699 E. – 2021/418 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, muris …’nın kardeşi ve tek mirasçısı olduğunu, muris …’nın vefatından hemen sonra davalı tarafından muris aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takipleri yapıldığını, senetlerin tanzim edildiği tarihlerde murisin fiil ehliyetinin bulunmadığını, ayrıca senetler üzerindeki imzanın murise ait olmadığını beyan ederek senetler nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının tüm iddialarının asılsız olduğunu, yıllarca kardeşi ile ilgilenmeyen davalının borç içerisinde ölen kardeşinin mirasının tamamına murisin borçlarını bile ödemeden sahip çıkmaya çalıştığını, müvekkilinin alacağının senede dayalı bir alacak olduğunu, bu nedenle davacının tüm iddialarını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama,toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, murisin senetlerin düzenlendiği tarihte fiil ehliyetine sahip olduğu, senetler üzerindeki imzanın murise ait olduğu hususunun davalı alacaklıya ait olduğu ancak dosyaya sunulan üç ayrı bilirkişi raporunda senetler üzerindeki imzanın murise ait olduğu konusunda bir kanaat bildirilemediği, davalı alacaklının ispat yükünü yerine getiremediği gerekçeleriyle davanın kabulüne, dava konusu senetler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5.530,21 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.