Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/3045 E. 2007/7805 K. 31.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3045
KARAR NO : 2007/7805
KARAR TARİHİ : 31.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalı ve dava dışı oğlu … ‘in 12.3.2003 tarihli yazılı belge ile … Vergi Dairesine ödemesi gereken vergi borcunu ödemeyi üstlendikleri halde ödemediklerini,kendisinin cezalı olarak ödediğini bildirerek ödediği miktarın tahsili için yaptığı takibe itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının dayandığı 12.3.2003 tarihli belgede davalı ile dava dışı … davacının … Vergi Dairesine olan vergi borçlarının 4811 sayılı kanundan faydalanılarak ortaya çıkacak borçlarının toplamını birlikte ödemeyi taahhüt ettikleri yazılı olup, belge davalı tarafından imzalanmış,dava dışı … tarafından imzalanmamıştır.Davalının bu yazılı tahhüdü uyarınca ödeme yapmaması üzerine vergi borcu 4811 sayılı kanundan faydalandırılmasına ilişkin 12.3.2003 tarihli davacı talebi doğrultusunda hesaplanarak taksitlendirilen borç vergi cezaları ve erken ödeme indirimi ile birlikte 7.006,45 YTL olarak ödendiği,12.3.2003 tarihi itibarıyla 1999 ila 2003 dönemi arası vergi borcunun 7.080,15 YTL olduğu,ferileri ile birlikte toplam olarak 8.914,47 YTL ödediği vergi dairesinin yazısı ve ekli belgelerinden anlaşılmaktadır.Dava konusu sözleşmenin karşı edimi içermemesi ve davacının kendi vergi borcunu ödemesi nedeniyle, MK.2.maddesi hükmü uyarınca dürüstlük kuralı gözetilerek davanın reddine karar verilmiş ise de taraflar kanuna, ahlaka, adaba aykırı olmadıkça BK.20.madde hükmüne göre istedikleri gibi sözleşme yapmak hak ve yetkisine sahiptirler. Dava konusu belge içeriği, BK.20.maddesi hükmüne aykırı hükümler taşımadığı gibi davalı tarafça dava konusu sözleşme altındaki imzanın kendisine ait olmadığı, sözleşmenin iradesi dışında hata, hile ikrah koşulları altında yanıltılarak imzalatıldığı iddiası ileri sürülmemiştir. Bu nedenle 12.3.2003 tarihli borç ödeme taahhüdü geçerli olup, davalının davacının vergi borcunun yarısını ödemeyi üstlendiğinin kabulü gerekir. Buna göre taraflardan öncelikle delilleri sorularak, sözleşme tarihi itibarıyla davacının toplam borcu ve davacının yaptığı ödemeleri belirlenerek, bu ödemelerin 4811 sayılı kanun kapsamında hesaplanan şekilde ödemeler olup olmadığı, değilse buna davalının ödememesinin sebebiyet verip vermediği, davalının taahhüdüne aykırılık nedeniyle 12.3.2003 tarihinden sonrası itibarıyla oluşan gecikme cezalarının miktarı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak hasıl olacak sonuca göre, karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 31.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.