Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/15952 E. 2006/16482 K. 18.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/15952
KARAR NO : 2006/16482
KARAR TARİHİ : 18.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazmiant davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile yapılan harici sözleşme ile çiftlik arazisindeki 200 dekarlık tarlayı 70.000 euro karşılığı satmayı vaad ettiğini, 30.000 euronun ödenmesinden sonra bakiyesinin vadesinde ödenmediğini bu nedenle sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, tarladaki biçilmemiş ayçiçeği mahsulünün de kendisine teslim edilmediğini ileri sürek, satış bedelinin ödeneceğine güvenerek yaptığı masraflar ile 3. şahıslara borçlandığı tutarlar ve biçemediği ayçiçeği mahsulü bedeli toplam 25.000 YTL.nın ödetilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin resmi biçimde yapılmadığından geçersiz olduğunu, bakiye bedeli davacının teslim almadığını, aynı sözleşme ile yapılan kira sözleşmesinin geçerli olup, ayçiçeği mahsulünü de davacının alıp götürdüğünü savunmuş, birleşen dava ile de, taşınmaza ektiği buğday mahsulünün davacı tarafından müdahale edilerek zarar verildiğinin tesbit raporu ile belirlendiğini ileri sürerek, 1.600 YTL. zarar tutarının faizi ile davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl dava açısından, … mahsulü zarar tutarı 3.672 YTL.nın davalı-karşı davacıdan tahsiline diğer isteklerin reddine, birleşen davanın somut delil ileri sürülemediğinden reddine karar verilmiş, hüküm; davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı adına avukat … tarafından dava açılıp delil listesi verilmiş, bilahare avukat … tarafından 1.6.2004 çekilme tarihine kadar dava takip edilmiştir. Bu şekilde davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen tutar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerekir. Mahkemece davacı lehine hiç vekalet ücreti takdir edilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, davacı yararına bozmayı gerektirir.
3-Davalı açtığı birleşen dava ile, kiraladığı taşınmaza ektiği buğday mahsulünün davacı-karşı davalı tarafından zarara uğratıldığını Valiliğe yaptığı şikayet ile davacı mütecavüzün müdahalesinin men’ine karar verilip kesinleştiğini ileri sürerek zarar bedeli 1.600 YTL.nın ödetilmesini istemiştir. Gerçekten de davalı-karşı davacının 31.3.2003 tarihli Valiliğe yaptığı müracaat sonucu İl İdare Kurulunun 8.4.2003 tarihli kararı ile, dava konusu yerin 49.752 metrekarelik kısmına ekilen buğday mahsulünün sürüp bozmak suretiyle mütecavüz davacı … tarafından tecavüzde bulunulduğu ancak taşınmazın zilyedinin … olduğu anlaşıldığından tecavüzün önlenmesi ile yerin …’a teslimine karar verilmiş Bölge İdare Mahkemesince karar onanarak kesinleşmiştir. Yine davalı-karşı davacı … tarafından yaptırılan 21.4.2003 tarihli tesbitte de bilirkişi tarafından 49.752 metrekarelik kısmında ekili olan buğday mahsulünün mart ayı başlarında yaylı tırmık ile işleme yapılıp zarar verildiği, zarar tutarının 1.589 YTL. olduğu bildirilmiştir. Ayrıca dinlenen davalı tanıkları da ekilen mahsulde davacı …’in zarar verdiğini duyduklarını bildirmişlerdir. İdari men kararı, yaptırılan tesbit ve dinlenen tanık beyanları ile tüm dosya kapsamından davalı-karşı davacı tarafından açılan davanın tesbit raporu ve yargılama aşamasında alınan 2.11.2005 tarihli bilirkişi raporu gözetilerek 1.589,57 YTL. üzerinden talebin kabulüne karar verilmelidir. Mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde birleşen davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, davalı-karşı davacı yararına bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davacı ve davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz edilen kararın 2.bent gereğince davacı 3. bent gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz taraflara sine, 18.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.