YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11959
KARAR NO : 2009/12797
KARAR TARİHİ : 12.11.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACI-K.DAVALI : ….
DAVALI-K.DAVACI : ….
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.04.2002 gününde verilen dilekçe ile mecra irtifakı tesisi, karşı davada da elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mecra irtifakı tesisi isteminin kabulüne, karşı davanın tazminat işlemi yönünden kabulü ile elatmanın önlenmesi isteminin reddine dair verilen 24.12.2003 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar …. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, 8150 ada 5 parsel lehine davalılara ait 8150 ada 8 parsel sayılı taşınmazdan binalarının kanalizasyon sistemi için mecra irtifakı kurulmasını istemişlerdir.
Davalılar, mecra hakkı isteminin reddini savunmuşlar, ayrıca açtıkları karşı dava ile taşınmazlarından geçen kanalizasyon boruları nedeniyle elatmanın önlenmesi, kal ve binalarının istinat duvarının yıkılması nedeniyle uğradıkları zararın tazminini talep etmişlerdir.
Mahkemece mecra irtifakı tesisine karar verilmiş, karşı dava yönünden de elatmanın önlenmesi ve kal istemi reddedilmiş, ayrıca tazminata hükmedilmiştir.
Hükmü, davacı (karşı davalılar) temyiz etmişlerdir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davacı-karşı davalıların aşağıda açıklanan neden dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Karşı davada 8 parsel sayılı taşınmaz malikleri 5 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki binaları aynı zamanda 5 parsel sayılı taşınmazda kat
./..
2009/11959 – 12797 – 2 –
maliki olan …’ın yaptığını, binalar yapılırken 5 parsel sayılı taşınmazın kanalizasyon sisteminin 8 parsel sayılı taşınmazdan geçirilmesi karşılığı 8 parsele istinat duvarı ve otopark yapımını taahhüt ettiğini, yapılan istinat duvarının sınırdaki 9 parsel sayılı taşınmaza yapılacak binanın kazı çalışmaları sırasında yıkıldığını, bu nedenle zarara uğradıklarını ileri sürerek tazminat talebinde bulunmuşlardır. Ancak dosya içerisinde bulunan Ankara 16.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/374 – 2004/346 sayılı dosyasında 8 parsel malikleri olan eldeki davanın karşı davacıları 5 parsel maliki olan karşı davalılar ile birlikte 9 parsel sayılı taşınmaz maliklerini de hasım göstererek istinat duvarının yıkılması nedeniyle tazminat davası açmışlar, bu davada tazminat miktarı belirlenerek 9 parsel malikleri ile birlikte …’da tazminattan sorumlu tutulmuş, 5 parsel sayılı taşınmazın diğer kat maliklerine karşı açılan dava ise reddedilmiş, karar Yargıtay denetiminden geçerek 08.03.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Karşı davalılar savunmalarında kesinleşen kararın bulunduğunu belirtmişlerdir.
Bilindiği gibi, hukuk düzeninde istikrar sağlama amacı taşıyan kesin hüküm, hükme karşı yasa yollarının tükenmesi (şekli anlamda kesin hüküm) ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bir daha dava konusu yapılmaması (maddi anlamda kesin hüküm) şeklinde hukuk yargılama sistemimizde yer almaktadır.
Şekli anlamda kesinleşmeyi zorunlu kılan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yeniden dava konusu yapılamaması amacını güden maddi anlamda kesin hüküm HUMK’nun 237. maddesinde düzenlenmiştir.
Anılan maddeye göre kesin hükmün oluşabilmesi için;
1-Dava konusunun, diğer bir anlatımla dava ile elde edilmek istenen sonucun aynı olması,
2-Dava sebebinin yani davanın dayanağı olan vakıaların aynı olması,
3-Davanın taraflarının aynı olması gereklidir.
Yapılan bu açıklamalardan sonra Ankara 16.Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı dosyasının bu dava için kesin hüküm oluşturup oluşturmadığının irdelenmesi gerekmektedir. Her iki davada da dayanılan vakıaların aynı olduğu ve istinat duvarının yıkılmasından dolayı uğranılan zararın tazmininin istendiği ve eldeki davanın karşı davalılarının tazminat davasında da yer aldığı düşünüldüğünde HUMK.nun 237.maddesinde tanımlanan kesin hükmün oluştuğu kuşkusuzdur. Mahkemece bu yön gözardı edilmiş, Ankara 16.Asliye Hukuk Mahkemesindeki kesinleşmiş davada değerlendirilmeden talep edilmediği halde istinat duvarına ilave olarak yapılan kısmın bedeli saptanarak tazminata hükmedilmiştir. Tazminat isteminin
./..
2009/11959 – 12797 – 3 –
kesin hüküm nedeniyle reddi gerekirken hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırı bulunduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı(karşı davalıların) diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2).bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 12.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.