YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11209
KARAR NO : 2009/12796
KARAR TARİHİ : 12.11.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
İHBAR OLUNAN : …
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.04.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında haciz şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 1571 ada 2 parsel sayılı taşınmazda 1 no’lu bağımsız bölümün maliki olduğunu, bu taşınmazın adına tescili için … aleyhine açtığı dava derdest iken …’ün borcundan dolayı diğer davalı … …’ın yaptığı icra takibi sonucu taşınmazın tapu kaydına haciz şerhi işlendiğini ileri sürerek şerhin terkinini istemiştir.
Davalı … …, davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı … … temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydındaki haciz şerhinin terkini isteğine ilişkindir.
1- Haciz, kesinleşmiş icra takibinin konusu olan bir alacağın ödenmesini teminen borçluya ait ve haczi kabil bulunan mallara bir bakıma takibi yapan icra müdürlüğünün el koyması işlemidir. İ.İ.K.m.91 hükmü gereğince gayrimenkulün haczi ile takip konusu borç ve eşya arasında ilişki kurulur ve tasarruf yetkisi Türk Medeni Kanunu m.1010 anlamında kısıtlanmış olur. Bu tür kişisel haklar tapu kütüğüne şerh verilmekle hak sahibine eşya üzerinde dolaylıda olsa hakimiyet hakkı kurmasını sağlamaz ise de, tasarruf yetkisinin ./..
2009/11209 – 12796 – 2 –
dar manada kısıtlanması sonucunu doğurduğundan taşınmaz üzerinde sonradan bu hakla bağdaşmayan hak kazanan kişilere karşı da ileri sürülebilir hale gelir.
Türk Medeni Kanunu’nun 1010. maddesi uyarınca haciz şerhi tapuya yazıldıktan sonra lehtarının talebi ile terkin edilebilir. Borcun ödenmesi, icra takibinin düşmesi veya sona ermesi halinde ya da haciz şerhinin usulsüz kaydı hallerinde ilgilisinin terkine olur vermemesi durumunda taşınmaz maliki, şerhin terkinini dava edebilir.
Somut olayda da, dava konusu taşınmaz davalı … adına kayıtlı iken davacı tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasında davanın kabulüne karar verilmiş, karar 14.01.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Kayda haciz şerhi 19.04.2007 tarihinde işlenmiştir. Ancak, tapuda görülmekte olan tapu iptali tescil davası nedeniyle 27.03.2007 tarihli ihtiyati tedbir kararı da bulunmaktadır. Her ne kadar haciz şerhi tapu iptali tescil davası derdest iken kayda işlenmiş ise de kayıtta bulunan ihtiyati tedbir şerhi nedeniyle mahkemece haciz şerhinin terkinine karar verilmesinde bir usulsüzlük görülmemiş, davalının haciz şerhinin terkinine ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalının vekalet ücreti ve harç yönünden yaptığı temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, davacı yararına icra takibine konu alacak miktarı üzerinden vekalet ücreti ve harca hükmedilmiştir. Burada dava değerinin ne olduğu hususunun saptanması gerekir. Yukarıda da değinildiği gibi kesinleşmiş bir icra takibinin konusu olan belli bir para alacağının ödenmesini sağlamak için bu yolda talepte bulunana alacaklı lehine, söz konusu alacağı karşılayacak miktar ve değerdeki borçluya ait mal ve haklara icra müdürü tarafından hukuken el konulması olarak tanımlanan kesin hacizde haciz alacaklısı üzerine haciz koydurduğu hak ve alacaklar üzerinden alacağına ulaşmaya çalışır. Eldeki davanın alacaklısı Abdurrahman … 2007/6677 sayılı Şişli 2.İcra Müdürlüğü takip dosyasında … aleyhine 1.466.390 TL. için takip yapmıştır. Bu takip nedeniyle … adına kayıtlı birden çok taşınmaz kaydına da haciz konulmuştur. Alacak hacizli malların satışı ile elde edilecektir. Hemen belirtmek gerekirki üzerine haciz konulan taşınmaz ancak değeri kadar miktar ile borcu karşılayabilir. Bir diğer yönden değerlendirme yaptığımızda da şerhin terkinini isteyen kişi mülkiyetinde olan taşınmazın haciz alacağının karşılanması için taşınmazının satışını şerhin terkini ile engellemeye çalışmakta ve mülkiyet hakkını korumak istemektedir.
Kısaca söylemek gerekirse, haciz şerhinin terkinine karar verildiğine göre, alacak tutarı ile haczedilen taşınmaz malın değerinden hangisi az ise, o değer üzerinden nispi oranda karar harcı alınması ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.
./..
2009/11209 – 12796 – 3 –
Mahkemece bu yön gözardı edilerek icra takibine konu alacağın tamamı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 12.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.