Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/18621 E. 2012/14137 K. 21.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18621
KARAR NO : 2012/14137
KARAR TARİHİ : 21.06.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini … sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren vekili, davacının çalıştığı süre boyunca gerek ekip çalışmaları gerekse … çalışmalarda gözlenen birçok sözlü ve/veya fiziksel agresif davranışları nedeniyle defalarca sözlü ve yazılı ihtar aldığını, en son 16.07.2008 tarihinde fiziki darp boyutundaki olaylar neticesinde iş sözleşmesinin feshi mümkünken kendisine son bir şans daha tanındığı ve ihtar cezası ile yetinildiğini, tüm uyarılara rağmen davacının 20.03.2010 günü vardiya amirine yönelik olarak “sen nasıl telefonu alırsın , ya sen kimsin, sen kendini ne zannediyorsun, sen hırsızsın, ben bu olayı yargıya taşıyacağım, bunu sana ödeteceğim” dediğini, vardiya amirinin o gün trafonun kumanda dolabının içindeki yüksek sesle müzik çalan telefonu aldığını, daha sonra …’ın telefonu sahibi olan …’e verdiğini ve onu uyardığını, davacının hakaret içerikli sözlerini şahitlerin huzurunda söylediğini, davacıya hareketlerini düzeltmesi uzun bir zaman tanındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamından davacının amiri konumundaki çalışana karşı uygun olmayan olumsuz davranışlarda bulunduğu, bu durumun işyerinde olumsuzluklara … açacağı feshin haklı fesih şartlarını somut olayda taşımamakla birlikte geçerli fesih olduğu sonuç ve kanaatine ulaşıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı
maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 8. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara … açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun ‘un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre, davalı şirkette montör işçisi olan davacının iş akdinin amiri konumundaki vardiya amirine hakaret ettiği gerekçesiyle geçerli nedene dayanılarak feshedildiği anlaşılmaktadır. Davalı tanığı ve aynı zamanda davacının hakaret ettiği iddia edilen kişi olan … Kaplan; davacının kendisine “sen kimsin, telefonu nasıl alırsın, bu durumu yargıya taşıyacağım, sen hırsızsın” gibi sözler söylediğini, bunun üzerine posta başı İbrahim ve …’i çağırdığını, davacının da o kişilerin yanında da aynı şeyleri söylediğini belirtmiştir. Davacı tanığı olarak dinlenen posta başı …, vardiya amiri ile davacı arasındaki konuşmaya şahit olmadığını, ancak davacının vardiya amirinin kendisini zan altında bıraktığı için şikayet edeceğini duyduğunu belirtmiştir. Aynı şekilde davacı tanığı olarak dinlenen ve telefonun sahibi olan …, davacının vardiya amirinin yanına giderek “ beni zan altında bırakıyorsun, seni mahkemeye vereceğim” gibi sözler söylediğini, ama ona “sen hırsızsın” gibi itham edici sözler söylediğini hatırlamadığını beyan etmiştir. Diğer davalı tanığı …’in ise görgüye dayalı bir bilgisi bulunmamaktadır. Anlaşıldığı üzere davacının vardiya amirine hakaret ettiğini vardiya amirinden başka kimse söylememektedir. Salt olayda taraf olan şahsın tanıklığına itibar edilemez. Ayrıca dosya içinde tanığın beyanlarını destekleyen başkaca bir delil bulunmamaktadır.
İş akdinin feshinin haklı ya da geçerli bir nedene dayandığını işveren ispatlamalıdır . Dosyada feshin haklı ya da geçerli bir nedene dayandığı işveren tarafından ispatlanamamıştır. Bu sebeple davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. Fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni de dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6.Davacının yapmış olduğu 119,05 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak 21.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.